Cuma, Kasım 11, 2011
Perşembe, Kasım 10, 2011
Şimdi Reklamlar
Currys PCWorld Yıldız Savaşları temalı reklamlar hazırlamış. Gayet de güzel olmuşlar. İkisi aşağıda.
Çarşamba, Kasım 09, 2011
Romero, Zombiler ve Ötesi
Pek sevdiğimiz io9 (io9.com) edebiyattaki ve sinemadaki bildiğimiz zombinin babası sayılabilcek George A. Romero ile ayak üstü bir görüşme yapıp çizgi roman ve dizi The Walking Dead ve son projesi The Zombie Autopsies üzerine konuşmuş.
Salı, Kasım 08, 2011
Herkes Diskordiyayı Selamlasın! Çok Yaşa Eris!
Cabaret Brainwash adlı ulvi site aydınlanmamıza bir nebze de olsa yardımcı olmak için can siperhane bir uğraş içerisinde çalışıyor. Bu aydınlanmış şahsiyetler Tanrıça Eris ve onun öğretilerini bizlere anlatıyorlarsa da Diskordik Bildiride de işaret edildiği üzere "Diskordiyanın ne ve kutsal tanrıçanın kim olduğu Diskordik Kişinin kendi inancı ve iç meselesidir. Efendi Hazretlerinin nasihatları doğrultusunda inanmak, teşvik edilmekle beraber tavsiye edilmez". Bu nedenle anlattıkları güzel olsa da bize ne.

Velhasıl bu nurlu kişiler biz Diskordik Şahsiyetlere bir nebze de olsa faydalı olabilmek için çıktıkları yolcuklarında sitelerine Diskordiyanın temel taşlarınlarından olan "Principia Diskordia" adlı, ilkokullarda okutulması kesinlikle tavsiye edilmeyen 100 temel eserden biri olan kitabı pdf formatında yayınlamışlar. Hatta ve hatta zaman içerisinde eklenmiş olan girişlerini de unutmamışlar. Bu eserde neler yok ki. Okudukça aydınlatan, okudukça merak uyandıran, okudukça kafa karıştıran, okudukça bir şeye benzemeyen bu eseri okuyun. Buyrun adresine:
http://brainwash.discordian.com/files/PrincipiaDiscordia.pdf
Ama unutmayın her Diskordik Kişi okuduğuna inanmamakla yükümlüdür. Fnord!

Aklınızda herhangi bir soru var ise, size yardımcı olması için ilk fırsatta bir Efendibillah Hazretlerine gidin. Ancak sizi aydınlatacağını sanmayın. Oturun keçiboynuzu kemirin. Sağlığınıza iyi gelir.
Velhasıl bu nurlu kişiler biz Diskordik Şahsiyetlere bir nebze de olsa faydalı olabilmek için çıktıkları yolcuklarında sitelerine Diskordiyanın temel taşlarınlarından olan "Principia Diskordia" adlı, ilkokullarda okutulması kesinlikle tavsiye edilmeyen 100 temel eserden biri olan kitabı pdf formatında yayınlamışlar. Hatta ve hatta zaman içerisinde eklenmiş olan girişlerini de unutmamışlar. Bu eserde neler yok ki. Okudukça aydınlatan, okudukça merak uyandıran, okudukça kafa karıştıran, okudukça bir şeye benzemeyen bu eseri okuyun. Buyrun adresine:
http://brainwash.discordian.com/files/PrincipiaDiscordia.pdf
Ama unutmayın her Diskordik Kişi okuduğuna inanmamakla yükümlüdür. Fnord!
Aklınızda herhangi bir soru var ise, size yardımcı olması için ilk fırsatta bir Efendibillah Hazretlerine gidin. Ancak sizi aydınlatacağını sanmayın. Oturun keçiboynuzu kemirin. Sağlığınıza iyi gelir.
Pazartesi, Kasım 07, 2011
11/22/63 - Stephen Kİng

Stephen King’in yeni romanı 11/22/63 8 Kasım’da çıkıyor. 11/22/63 22 Kasım 1963’de gerçekleşen John F. Kennedy cinayetini konu alıyor. Kitabın kahramanı Maine’den (tabiki Maine) bir öğretmen olan Jake Epping. Epping cinayeti engellemek için uğraş veriyor, ancak Epping, Lee Harvey Oswald veyahut her kimler cinayeti işlediler ise onları, engellemek için günümüzden geçmişe giderek bu maceraya atılıyor.
Kitap bu klasik bilim kurgu ögesi üzerine kurulmuş olsa da ağırlıklı olarak 1958 ile 1963 arasındaki tarihi olayları anlatıyormuş. King bu konuda Doris Kearns Goodwin gibi bir çok namlı tarihçi ile çalışıp araştırmalar yapmış. Pulitzer ödülü sahibi Goodwin Lyndon Johnson, John F. Kennedy ve Franklin Roosevelt gibi döneminönemli şahsiyetleri hakkındaki çalışma ve kitapları ile tanınıyor.

Wired dergisi Stephen King ile yeni kitabı ve zamanda yolculuk üzerine bir söyleşi yapmış. King romanında detaylı anlatmasa da geçmişte değişen olayların çapına yani etkilediği çevreye paralel olarak, değiştirmeye çalıştıkça geçmişin direndiğini kurgulamış. King kendi kullandığı mantıktan ya da zamanın mekaniğinden çok fazla bahsetmemiş. Ancak gözüken o ki zaman geçitleri ve bunların koruyucuları kitapta mevcut. Bu arada zamanda yolculuğu kullanan kitaptaki ahçı fikri çok hoşuma gitti. Lezzet için uğraş vermek, takıntılı olmak lazım :) King bir daha zamanda yolculuk hakkında kitap yazmayacağını söylerek söyleşiyi bitirmiş. Artık bunu nasıl yorumlarsınız bilemem.
Kitap bu klasik bilim kurgu ögesi üzerine kurulmuş olsa da ağırlıklı olarak 1958 ile 1963 arasındaki tarihi olayları anlatıyormuş. King bu konuda Doris Kearns Goodwin gibi bir çok namlı tarihçi ile çalışıp araştırmalar yapmış. Pulitzer ödülü sahibi Goodwin Lyndon Johnson, John F. Kennedy ve Franklin Roosevelt gibi döneminönemli şahsiyetleri hakkındaki çalışma ve kitapları ile tanınıyor.

Wired dergisi Stephen King ile yeni kitabı ve zamanda yolculuk üzerine bir söyleşi yapmış. King romanında detaylı anlatmasa da geçmişte değişen olayların çapına yani etkilediği çevreye paralel olarak, değiştirmeye çalıştıkça geçmişin direndiğini kurgulamış. King kendi kullandığı mantıktan ya da zamanın mekaniğinden çok fazla bahsetmemiş. Ancak gözüken o ki zaman geçitleri ve bunların koruyucuları kitapta mevcut. Bu arada zamanda yolculuğu kullanan kitaptaki ahçı fikri çok hoşuma gitti. Lezzet için uğraş vermek, takıntılı olmak lazım :) King bir daha zamanda yolculuk hakkında kitap yazmayacağını söylerek söyleşiyi bitirmiş. Artık bunu nasıl yorumlarsınız bilemem.

Bu arada kitap daha çıkmadan o kadar çok ilgi çekmiş durumda ki, Kuzuların Sessizliğinin yönetmeni Jonathan Demme şimdiden filmi çekmek için senarist, yönetmen ve prodüktör olarak işe koyulmuş. Çekimlerin güz 2012’de başlaması bekleniyor.
Söyleşinin tamamını Wired.com’dan okuyabilirsiniz:
http://www.wired.com/magazine/2011/11/pl_printking/
Söyleşinin tamamını Wired.com’dan okuyabilirsiniz:
http://www.wired.com/magazine/2011/11/pl_printking/
Pazar, Kasım 06, 2011
Murray Groat, Ten Ten ve Lovecraft
Ten Ten'den yeni bahsetmişken, daha önce Haftanın Resminde Murray Groat'ın Ten Ten at the Mountains of Madness çizimini yayınlamıştık. Groat, Lovecraft'ın öyküleri ile Ten Ten'i harmanlayıp kitap kapakları çizmiş. Kalanları da ekleyelim dedik. Bu arada Groat'ın sistesinde gayet başarılı Lovecraft çizimleri var. İlgilisine.







Ten Ten'in Karanlık Yüzü



Çocukluğumun çizgi romanlarından Ten Ten’i Steven Spielberg, Peter Jackson ve Steven Moffat kafa kafaya verip filme çektiler. Hemi de üç boyutlu (Nedendir bilmem sevemedim bir türlü şu üç boyut işini). Film sonunda vizyona da girdi. Emme ben daha izlemedi. Bir ara tembelliğim izin verirse seyredeceğim. Üzerine galeyana da gelirsem sizlerle düşüncelerimi paylaşırım (Bana ne senin düşüncenden derseniz de saygı duyarım).
Filmden bahsetmeyeceksem neden yazıyorum derseniz, film ile ilgili internette dolaşırken karşılaştığım suçlamalar. Daha önce de dillendirilen suçlamaları filmde vizyona gimişken şöyle bir toplayayım dedim.

Ten Ten Hergé rumuzunu kullanan Belçikalı çizer Georges Rémi tarafından 1929 yılından sonra çizilmeye başlanan bir kahrman. Ten Ten ya da orjinal ismi ile Tin Tin, Fransızca olarak tutucu Katolik Belçika gazetesi Le Xxe Siecle’nin sübyan sabi eki Le Petite Vingteme’de yayınlanmaya başlamış. Bu noktada suçlamalarla ilgili olarak gazetenin çocuk ekinin editörü Norbert Wallez kritik bir isim. Wallez bir gazeteci olmasının yanısıra bir rahip. Gözüken o ki Ten Ten’in konularını belirleyen isim de kendisi. Ten Ten ilk maceraları Sovyet topraklarında, Kongo’da ve Amerika’da geçiyor. Sovyetler Birliğindeki Bolşevikler istisnasız tanrısız, kötü,aç gözlü hırsızlar. O dönemdeki kominizm karşıtlığı düşünülünce çok da şaşırtıcı değil bence. Ancak Kongo’daki maceralar gerçekten feci. Kongo’da "Beyaz adam çok büyük... Beyaz adam büyük juju..." gibi ifadelerle Tenten'in önünde secde eden Afrikalı kadın gibi pek çok çizim ve söylem mevcut. Söz konusu sayıdan dolayı bir Kongolu tarafından şikayet edilmiş ve İngiltere’deki "Irksal Eşitlik Komisyonu" tarafından yasaklanması istenmiş. Amerika’daki maceralarda ise Afrika kökenlilerin tasvirleri ve Yahudilere karşı tutumu da ayrı bir şikayet konusu olmuş.

Bu konudaki tartışmalar ve davalar süre dursun İngiltere'de Borders kitapevi ve pek sevdiğim Waterstones kitapevi zincirleri Tenten'in maceralarına kitapevlerinde yer vermiyorlar.

Ten Ten’in bu kötü şöhretinde başka ilginç bir nokta ise Léon Degrelle. Degrelle yayınladığı bir kitapta, Ten Ten’e ilham veren kişinin kendisi olduğunu iddia etmiş. Ancak Degrelle’in kendisi öyle böyle biri değil. Belçikalı (Eralp’in kulakları çınlasın) bir Valon olan Degrelle, bir Jizvit Okulu mezunu, ağır Katolik bir gazeteci, Rexism adı verilen Belçika faşist hareketinin kurucusu ve Waffen SS’de bir Standartenführer.Ne kadar gerçe kolduğu bilinmez.
Bütün bu iddialar tartışılır ancak herşeye rağmen Ten Ten 80 dile çevrilip, 350 Milyondan fazla satan bir çizgi roman.
Cumartesi, Kasım 05, 2011
The Hunger Games

Suzanne Collins'in halen okumadığım Açlık Oyunları Üçlemesinin ilk kitabının filmi çekiliyor ya da çekildi. 2012 Martında gösterime girecekmiş. Kitaplar için gençlere felaket sonrası bilim kurgu gibi tanımlanıyor. Okumadığım için çok da ahkam kesmek istemiyorum ancak filmin fragmanından Alacakaranlık serisi ya da şu kanallarda yayınlanan gençlere vampir, kurtadam dizileri hissiyatına kapıldım. Öyle ya da böyle 26 dile çevrilen kitap 38 ülkede satılıyormuş. Daha fazla yorumu okuyanlara bırakıyorum.
Delilah Dirk ve Osmanlı Yancısı!

Tony Cliff adlı bir Kanadalı çizer, "Delilah Dirk and the Turkish Lieutenant" adlı bir çizgi roman çiziyor. 19. yy'da geçen bu çizgi romanı Cliff sitesinden ücretsiz olarak paylaşıyor. Esas kahramanımız Delilah Dirk adında, babası İngiliz bir diplomat olan bir genç hanımefendi. Kendisi dünyanın dört bir köşesinde kaynağından çeşitli dövüş sanatlarını ve pek çok diğer hüneri öğrenmiş. Garip teknesi ile de oraya buraya yelken açarken, yolu bir şekilde Konstantiniye'ye düşüyor. Şehr-i Hümayun'da Dirk yancısı olacak Türk Teğmen! Selim ile karşılaşıyor ve macera devam ediyor.

Ne yalan söyleyeyim İstanbul'dan bahsetmese pek de ilgimi çekebilecek bir çalışma değildi. Anlatım idare eder. Çizimler ise güzel. Bir Kanadalının İstanbul'u ziyaret eden maceracı bir İngiliz Hanımefendisini nasıl çizdiğini ve tasvir ettiğini merak ederseniz buyurun.
http://www.delilahdirk.com/

Ne yalan söyleyeyim İstanbul'dan bahsetmese pek de ilgimi çekebilecek bir çalışma değildi. Anlatım idare eder. Çizimler ise güzel. Bir Kanadalının İstanbul'u ziyaret eden maceracı bir İngiliz Hanımefendisini nasıl çizdiğini ve tasvir ettiğini merak ederseniz buyurun.
http://www.delilahdirk.com/
Cuma, Kasım 04, 2011
Haftanın Resmi
Bu hafta Macross ve Robotech Valkyrie çizimileri ile Tenjin Hidetaka var. Dayanamayıp biraz fazla resim koydum. Robotech beni zehirleyen çizgi filmlerin başında geliyor.

Perşembe, Kasım 03, 2011
Immortals
The Cell ve The Fall'un yönetmeni Tarsem Singh'in yeni filmi Immortals, 11.11.2011'de gösterime giriyor. Film bir Antik Yunan kahramanı olan Thesus'un (Türkçesini bilmiyorum valla, Atina'yı kurmuş) Titanlara karşı mücadelesini anlatıyor. Ne yalan söyleyeyim hiç de umutlu değilim filmden. Yine de meraklısı için eksik etmeyelim dedik.
Çarşamba, Kasım 02, 2011
Snoopy, Charlie Brown, Peanuts ve Cthulhu
Eğer ünlü Amerikalı çizer Charles M. Schulz'un bizde daha çok Snoopy olarak bilinen meşhur çizgi serisi Peanuts Cthulhu ile birleşirse ne olur? Julien Bazinet Snoopy'e birazcık dokungaçlar eklemiş.
Salı, Kasım 01, 2011
H.P Lovecraft Öyküleri

Cthulhu Chick adındaki yardımsever bir kişi, Lovecraft'ın 1917'den 1935'e kadar yazdığı öyküleri üşenmeyip epub ve mobi formatında olmak üzere toparlamış ve sitesinden paylaşıma açmış. Elektronik kitabı olanlara duyurulur! Emeği geçenlerin ellerinden küçüklerin gözlerinden öperiz.
http://cthulhuchick.com/free-complete-lovecraft-ebook-nook-kindle/
Hitit Güneşi Öyküleri #2! Tuzlu ve Kutulu!
Böyle başlıyor bir hikaye... 2008 Nisanında yayınladığımız Vak'a Nüvis Bekir Efendi'nin hikayesi. Okuyanlar bizim Eralp Tezcan ve Mert Yanıkoğlu, yazan da Mert efendi! Edit eden de tembel teneke işe yaramazın birisi! Bir seneye yakın oturdu kayıt diskinde, bütün beddualarınızı onun adına okuyun!
İkinci hicri asırda Arabistan Yarımadasından, kimine göre meczup, kimine göre gayibin, Abdul Hazred ismi ile anılan âlim geçmiştir. Pek çok Batıni eser kaleme almış olsa da eserlerinin biri hariç hiçbiri kabul görmemiştir.
Okuyanların yüreklerine bin bir türlü korku illeti, zihinlerine ise cinnet tohumu salan, Divan-ı Azife ismiyle bilinen eser Batıni ilmi içün mihenk taşı olmuştur. Divanın ismi ve muhteviyatı hususunda münakaşalar devam etmektedir. Zira eserin bilinen sureti bulunmamakla beraber, nice batıni ilime merak sarmış âlim eserin tümüne veyahut bir kısmına sahip olduklarını iddia etmekte ve eserlerinde divandan bölümlere yer vermektedirler.
Garbdaki küffar illerinde de pek çok farklı isim ile bilinen bu divanın ehemmiyeti envai çeşit efsun ve sihirin yanı sıra âdemoğlundan önce arza hükmeden, kudema olarak adlandırılan mahlûkatı anlatmasıdır. Bu kudema taifesinin Ri’ye denilen okyanus suları altında kalmış şehirde yattıkları asırlık uykularından kalkarak kıyameti kendi elleri ile arza salacakları ve ahiretten önce âdemoğlunun sonu geleceği yönünde kehanetler bulunmaktadır. Mevzu bahis kehanetlerin hakikat ile en ufak bir münasebeti var ise soyumuzu büyük tehlikenin beklediği muhakkaktır.
Vak'a Nüvis Bekir Efendi
Müfredat-ı Batıni
Hicri 1075
Dipnot: 3. öykü hikayemizi 2'den önce yayınladık, evet, editör tembel olduğu kadar bi de salak!
İkinci hicri asırda Arabistan Yarımadasından, kimine göre meczup, kimine göre gayibin, Abdul Hazred ismi ile anılan âlim geçmiştir. Pek çok Batıni eser kaleme almış olsa da eserlerinin biri hariç hiçbiri kabul görmemiştir.
Okuyanların yüreklerine bin bir türlü korku illeti, zihinlerine ise cinnet tohumu salan, Divan-ı Azife ismiyle bilinen eser Batıni ilmi içün mihenk taşı olmuştur. Divanın ismi ve muhteviyatı hususunda münakaşalar devam etmektedir. Zira eserin bilinen sureti bulunmamakla beraber, nice batıni ilime merak sarmış âlim eserin tümüne veyahut bir kısmına sahip olduklarını iddia etmekte ve eserlerinde divandan bölümlere yer vermektedirler.
Garbdaki küffar illerinde de pek çok farklı isim ile bilinen bu divanın ehemmiyeti envai çeşit efsun ve sihirin yanı sıra âdemoğlundan önce arza hükmeden, kudema olarak adlandırılan mahlûkatı anlatmasıdır. Bu kudema taifesinin Ri’ye denilen okyanus suları altında kalmış şehirde yattıkları asırlık uykularından kalkarak kıyameti kendi elleri ile arza salacakları ve ahiretten önce âdemoğlunun sonu geleceği yönünde kehanetler bulunmaktadır. Mevzu bahis kehanetlerin hakikat ile en ufak bir münasebeti var ise soyumuzu büyük tehlikenin beklediği muhakkaktır.
Vak'a Nüvis Bekir Efendi
Müfredat-ı Batıni
Hicri 1075
Dipnot: 3. öykü hikayemizi 2'den önce yayınladık, evet, editör tembel olduğu kadar bi de salak!
NaNoWriMo!
Evet! Yine kötü hissedeceğim bir ay geldi. NanoWriMo zamanı.
Bir ay içerisinde bir roman değil birkaç hikaye yazabilirsem ve birkaç podcast yayınlayabilirsem mutlu olacağim. Esasinda madem hazır bunun lafını ettim, hemen bir yeni öykü epizortu yayınlayayım. Kayip 52. epizordumuz da yolda! Bi tek show-notes yazılacak. Laan laaaaan!!! Tembelim tembeeeel!
Sizler de boş durmayın. Eğer birşeyler yazıp da yayınlamak isterseniz her zaman kapımız açık! Tabii tembel editöre(c) denk gelirseniz af buyrula...
Bir ay içerisinde bir roman değil birkaç hikaye yazabilirsem ve birkaç podcast yayınlayabilirsem mutlu olacağim. Esasinda madem hazır bunun lafını ettim, hemen bir yeni öykü epizortu yayınlayayım. Kayip 52. epizordumuz da yolda! Bi tek show-notes yazılacak. Laan laaaaan!!! Tembelim tembeeeel!
Sizler de boş durmayın. Eğer birşeyler yazıp da yayınlamak isterseniz her zaman kapımız açık! Tabii tembel editöre(c) denk gelirseniz af buyrula...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







