Cuma, Ekim 24, 2014

Haftanın Resmi

Eğer Yıldız Savaşlarında İmparatorluk krediyi kağıda basarsa nasıl olurdu sorusu üzerine Olivier Marchand bir banknot çizmiş. Bir hayli de güzel çizmiş. Aşağıda bir resmi var. Fazlasının sitesinden görebilirsiniz. Ayrıca satın da alabilirsiniz! 

In Galactic Empire we trust!



Money, it's a hit, Don't give me that do goody good bullshit!

Geek Tyrant'tan

Cumartesi, Ekim 18, 2014

İş hayatı ne kadar sıkıcıdır

Pek çoğumuz çalışıyoruz. Her gün bıkıp usanmadan bizi yoran işlere gidiyoruz. Hayatımızın koca bir bölümü dört duvar arasında geçiyor. Hele bir de büyük ofislerde, pek çok çalışn ise birlikte kürek mahkumu iseniz tadından yenmiyor. Başınızdaki yöneticiniz elinde kırbacı ile daha hızlı kürek çekmeniz için elinden geleni yapıyor. Ofis yaşantınızı böyle tasvir edebilirsiniz. Veyahut kendinizi bir Jedi, etrafınızdakileri Yıldız Savaşları evreninden karakterler, patronunuzu da bir Sith Lord'u olarak hayal etmeniz de gayet mümkün. Ancak bunu yaparken kantarın topuzunu kaçırmamaya dikkat edin. İşte Michael Schroeder, Michael Adams Davis ve  Sam Macaroni oturup bunun filmini Nerf ile çekmişler ve şiraze de biraz kaymış. Hatti zatında eğlenceli, hatti zatında lezuzatlı.

Cuma, Ekim 17, 2014

Haftanın Resmi

Radaslov Zilinsky'dan gelecekteki sınıf farkı üzerine bir çizim.


Misafir umduğunu değil bulduğunu

Hayatınızı savaşa adamak çok zor. Muhtemelen sizi değiştiriyordur. Her anlamda. Hayata bakışınız, hisleriniz, akıl sağlığınız, beklentileriniz ve diğerleri. Fakat bir kısmınız metal, silikon, kablo, vs'den ibaret ise bu durumu birazcık değiştirebilir. Ne kadar insan olduğunuz ve hissedebildiğiniz ayrı bir tartışmada olsa beklentilerinizin dramatik bir şekilde boşa çıkması ilginç sonuçlar doğurabilir. Life adlı kısa film artık kıdemli bir askerin bu durumunu anlatıyor. İzlemeye değer.

Perşembe, Ekim 16, 2014

Martin'i beklerken

Hitit Güneşi'ni uzunca bir süredir ihmal ettik. Tabi ki bunun pek çok nedeni var. İş hayatının getirdiği yükler, dönemsel iş artışları, özel hayatımız, mevsim dönümlerinin yarattığı depresif ve bıkkınlık hali, ülkenin içerisinde bulunduğu durum, Doların, Avronun, Pezonun gidişatı, Hindistan'da metre kareye düşen muson yağmuru ortalamasında düşüş, güneş lekeleri, ayın karanlık yüzünde süre gelen karanlık iş ve de en önemlisi tembellik. Her nedense bu akşam biraz da olsa bu tembellikten sıyrılıp iki kelam yazasım var. Bana da çok mantıklı gelmiyor ama bazen garip olay vuku buluyor.

Son dönemlerde Hitit Güneşi dışında salladığım işler arasında kitap okumak, blogları okumak ve dizileri seyretmek de var. Eskisi kadar olmasa da halen üç beş bir şey seyrediyorum ama hepsi kısa ömürlü oluyor. İlk bıraktığım anda bir kez daha ardıma bakmadan uzaklaşıyorum. Neleri harcamadı ki. Doktor Kim başladı, ilk bölümü izleyip durdum. Yine de ona kesin devam edeceğim. Yeni Doktora daha çok şans vermeliyim. Hak ediyor ayrıca. Sanırım halen Taht Oyunlarının yeni bölümlerini bekliyorum. Gerek okumak, gerekse seyretmek için. Kitabı bir Robert Jordan sarmalına girmeden bitmesi umudu içerisindeyim. Diziyi ise son dönemde en çok emek harcanmış dizilerden biri olduğu için ve de Tyrion'a ayrı bir hava katan Peter Dinklage için bekliyorum. Tabi ki sonunun da nereye doğru gittiğini merak etmiyor değilim. 


Pek çoğumuz bunu merak ediyor. Komplo teorileri havada uçuşuyor. Geçenlerde bir tanesini paylaşmıştım. Hiç de fena değildi. Ne olacağını göreceğiz. Herkes tahminler yaparken bir kişi olaya bambaşka bir yöntem ile yaklaşmış. Canterbury Üniversitesinden Richard Vale Bayesci bir istatistiksel yaklaşım kullanarak altıncı kitap Kış Rüzgarları ve henüz ismi olmayan yedinci kitapta kimlerin ağırlıklı olarak yer alacağı ve dolayısıyla hangi karakterin ne kadar yer alacağı üzerinden öykünün gideceği yer konusunda da fikir veriyor. Gerçek Bakanlığınca yasal bir uyarı ve bir nevi kamu spotu olarak açıca ifade ediyorum ki henüz kitapların tamamını okumayan var ise devamını okumamasında fayda bulunmaktadır. Öğreneceklerinden dolayı sorumluluk kabul etmiyorum. Ama en önemlisi ise istatistik içeriyor.

Pazartesi, Ekim 06, 2014

Uzayın tehlikeleri

Uzay büyük bir bilinmez. Neleri barındırdığının halen çok sızın biliyoruz. Dead Moon Walking uzayı ve tehlikelerini çok güzel ve keyifle anlatan bir seri çizgi film. Kısa kısa yapılmış bölümleri var. Hakkında çok fazla bilgi bulamadım. Anladığım kadarı ile Make Visual ekibi tarafından yapılmış. Sitesinde bölümleri ayrı ayrı bulabilirsiniz. Sıradan hepisi de aşağıda. Ne demiş Heinlein "Have spacesuit, will travel". Aman dikkat, önce emniyet! Fatih sağ olsun, ondan çaldım.

Pazartesi, Eylül 29, 2014

Bir Deliliğin Dağlarında incelemesi

H.P. Lovecraft okuyanlar bilirler. Lovecraft okuması, anlaması ve hatta bazen sabredip sonuna kadar gitmesi zordur. Yazarın anlatımı biraz da farklı bir döneme aittir. Tekrarlar vardır. Ortamlar gariptir. Karakterler tekinsizdir. Belki de bunlar Lovecraft'ı benzersiz yapıyordur. O da başka bir tartışma. Yiğit sağ olsun sayesinde bu önemli yazarı daha iyi anlamak için elimizde görüntüler geçti. Aşağıdaki görüntüler gayet günlük hayatta konuşulan sade ve basit bir dille size Deliliğin Dağlarında adlı eseri ve yazarın yazma alışkanlıklarını anlatıyor. Fakat bir sorun var o da bizim günlük hayatımızın değil bir Afrikalı Amerikalı'nın günlük dili ile aktarılıyor. Lütfen ön yargılı ya da ırkçı bir yaklaşım içine girmeyin. Bir fırsat verin. İzleyin. Dinleyin. Kaçırmayın. Aydınlanın.

Pazartesi, Eylül 22, 2014

Deadpool filmi çekiliyor, gerçekten

Pek sevdiğimiz, eğlenceli, zirzop, çenesi düşük, gayri ciddi ve en önemlisi ölmek konusunda ciddi sorunları olan karmaşık kahraman Deadpool'un filmi gerçekleşiyor. Geçenlerde Ryan Reynolds ile çekilen test görüntüleri ineternete düşmüştü. Gözüken bu görüntüler sonrası insanların vermiş olduğu olumlu tepkiler işe yaramış. Filmin çekileceği ve 2016 Şubat'ında yayınlanacağı açıklandı. Yönetmen koltuğuna pek takdir ettiğim Blur Studios'tan Tim Miller oturacak gibi duruyor. Sonunda beklediğimiz ve istediğimiz Deadpoo filmine kavuşacağız gibi. Haydin hayırlısı.

io9'dan

Pazar, Eylül 21, 2014

Toz

Toz/Dust Alan Rickman ve Jodie Whittaker'ın oynadığı kısa bir film. Rickman filmde bir kızı ve annesini taa evlerine kadar takip ediyor. Sonu ise pek ilginç. Seyretmeniz tavsiye olunur. Hemencecik aşağıda.

Cumartesi, Eylül 20, 2014

Hitit Gunesi Epizort 84 - Charlie Stross ve Picocon!


Bazen tembel editörünüzün ne kadar tembel olduğuna inanmak zor oluyor.

Şubat 2014'te Londra Emperyal Kolejinde Picocon 31 gerçekleşti ve Charlie Stross çok güzel bir konuşma yaptı. Bir saate yakın bu konuşmada yeni roman fikirlerinden tutun (ehem, basıldı ve yayınlandı), İskoçya referandumunun belirginsizliğinin nasıl kendisinin bazı kitapları yazmasını engellediğini uzun uzun anlattı. Kendisinden hayli bir süre önce izin istemiş ve almış olmama rağmen, her nasılsa yayına koyamadım bu dosyayı.

Madem İskoçya referandum sonuçları belli oldu, bazı seçeneklere yol açıldı diye umarak... İşte evet! Sonunda 32 kısım tekmili birden!

Charlie Stross huzurlarınızda!

Bu kaydı yayınlamamıza izin verdiği için Charlie Stross'a çok teşekkür ederiz.

Picocon 31 iki gün olarak 14 ve 15 Şubat 2014'te Londra'da olacak. Herkese tavsiye ederiz! En arkadaş canlısı con!

Pazar, Eylül 07, 2014

Gel Tolkien kardejjj, öpüjjjeem

Sadece meyhane değil burası!
Aynı zamanda öğrencilere burs
sağlayan bir mekan!
Şu anda Oxford’da Lamb And Flag (Kuzu ve Bayrak) meyhanesinde oturmuş ‘Huh?’ adlı bir biradan yudumluyorum.

Bu meyhane, hemen karşısındaki The Eagle And Child (Kartal ve Çocuk) ile beraber Tolkien ve saz arkadaşlarının öğrencilerle boğuşmaları arasında oturup edebiyat tartıştıkları iki ana meyhaneden birisi ve buram buram tarih kokuyor. Bira seçenekleri son derece geniş olan bu mekan son derece tatlı bir havasıyla bunca sene niye buraya bir uğramadığım sorusunu hatırlatıyor. Ne yazık ki son derece şirin olan Kartal ve Cocuk meyhanesinin girişindeki küçük kabinler doluydu ve eskiden Tolkien ve Lewis'in grubunun toplandığı oda artık içinden geçilen bir koridora dönüştüğünden pek bir zevk vermez haldeydi. Sonuçta aklın fikri bir, tarihte de Tolkien ve Lewis'in Mürekkepçi tayfası burada buluşmaktan vazgeçip youn karşısındaki Kuzu ve Bayrak'ta bulmuşlar. Ne yazık ki Kartal ve Çocuk'un bira seçenekleri hakkında aynısını söyleyemeyeceğim. Büyük bir meyhane şirketinin satın almasıyla hem yiyecek hem de içecek konusunda son derece zayıflamış diye okudum, içecek olayında gerçekten hak verdim. Sadece dört ale pompası vardı, birisi (hayli standard bir Brakspear) ben uğradığımda çoktan bitmişti, geriye sadece üç tane ilginç denebilecek bira varken sadece birisi yerel idi, bir tanesi Avustralya'dan gelen bir fıçı idi ancak ben mümkün olduğunca yöresel biraları tercih eden birisi olduğumdan tenezzül etmedim.

Cumartesi, Eylül 06, 2014

Kafayı Niheidim

Tsutomu Nihei.

Tam da bu bulutlu, iç karartıcı ve uykulu günde ne yapacağımı düşünürken kapı çaldı. Haddinden fazla neşeli bir postacı, merdivenlerin bile tümünü çıkmaya üşenerek bana bir kutuyu resmen fırlattı, iyi günler dileyip vınladı. Tabii burada İngiliz Posta Ofisinin özelleştirilmesi ve çalışanlarına inanılmaz bir derecede yük bindirmeleriyle artık postacıların yürümekten vazgeçip postaları kapıdan kapıya koşarak etrafta dolaşmasından uzunca bir şekilde bahsedebilirim ama bir elimde bir kutu, öteki elimde az kalsın kapının önüne döktüğüm kahve, ayağımla kapıyı kapatarak içeri geçtim ve kutuyu açtım, içindekileri serpiştirdim.


Devamı aşağıda...


Salı, Eylül 02, 2014

Unearthed

Ağustos demeden İngiltere'de üşütüp hasta olmanın güzel yanı, ekrana boş boş bir şey düşünemeden bakmaya bir bahane bulunması.

Haliyle insan Youtube'da Vimeo'da bilim kurgu kısalarına takılır buluyor kendini.

Unearthed adlı film yine bana bu devirde düşük bütçe animasyonlarla neler neler yapılabildiğini hatırlatıyor diyecektim, 2012'de yapıldığını fark ettim! Daha yeni filmlere bakıp kendi yeteneksizliğimden nefret etmenın zamanı geldi.

Pazar, Ağustos 31, 2014

Banks, Hamilton ve Reynolds

Buraların meşhur takoz roman üreticilerinden Iain M. Banks, Peter F. Hamilton ve Alastair Reynolds, 2012'de bir araya gelip Google Play'da bir söyleşi yapmışlardı. Iain M. Banks anısına ve diğer yazarların dediklerinin de ilginç olacağını düşüğündüğümden bir hatırlatayım dedim.




Loncon3'te Peter F. Hamilton'un da katıldığı, detektifler hakkında bir panele takıldık, bu kez Alastair Reynolds'a denk gelmedik ancak 2009'da Picocon'da dinlemiştim.


O zmanalar Alastair Reynolds daha gözümde yeni, amatör olarak gözüküyordu, aradan 4 sene daha geçti, takoz üretmeye devam ediyor!

Cuma, Ağustos 29, 2014

Teknoloji Harikası

Daha birkaç gün önce Iain M. Banks'ın Kültür romanlarından esinlenmiş bir kısa film yayınlamıştım. Şimdi de Banks'ın Kültür ve 1970'ler Dünyasını çakıştırdığı çok da fazla bilinmeyen Teknoloji Harikası'nı sunuyorum sizlere.