Cuma, Ağustos 22, 2014

Perşembe, Ağustos 21, 2014

Cenaze levazımcılığı zor iş

Cenaze levazımcılığı zor iş gerçekten This Way Up 2008 yılında Oscar adayı olan bir kısa çizgi film. Eğlenceli ve sürükleyici. Sonlarındaki görüntüler bana A Nightmare Before Christmas ile Grim Fandango'yu anımsattı biraz. İzleyiniz.

Çarşamba, Ağustos 20, 2014

Ghost in the Shell Arise #4: Ghost Stands Alone

Ghost in the Shell Arise'ın üçüncü bölümü yakınlarda Japonya'da gösterildi. Torrentlere de düştü. DVD Blue Ray falan da yakında çıkar. Ayrıca İngilizce seslendirilmiş olarak da çıkmak üzere. Dördüncü bölüm Ghost Stand Alone'un ilk görüntüleri çıktı. Ne yazık ki Japonca. Yine de fikir veriyor. Bu bölümde iki yeni önemli karakter var. Üçüncü bölümde azıcık gözüken yeni siber savaş zamanı Emma Tsuda ile Vrinda, Jr. adlı garip bir tip.

Ghost in the Sheell Arise dört bölüm olarak hazırlanan yeni Anime. Halk Güvenliği Bölüm Dokuz'un bir araya gelmesini anlatıyor. Son bölüm Japonya'da 6 Eylül'de sinemalarda gösterime girecek. Böylece dört bölümlük seri sona ermiş olacak

Salı, Ağustos 19, 2014

Deliliğin Dağlarında neler oluyor?

Guillermo del Toro bir süredir H.P.Lovecraft'ın Deliliğin Dağlarında adlı öyküsünü filme taşımak için dayanılmaz istek ve arzu duyuyordu. Bunun tasarımlar, çizimler ve pek çok diğer ön çalışma yapmıştı. Ancak sonradan, ne yazık ki, olmaz olsun, ne gerek vardı, çekmese olmaz mıdı, Ridley Scott'ın Prometheus filmi çekilmeye başlanınca film fikrinden vazgeçti. Sonra Toro filmi izleyip tekrar Deliliğin Dağlarında'yı tekrar çekmeye karar vermişti. Çok da şaşırtıcı değil tabi ki. Geçenlerde Toro Collider'a film hakkındaki düşüncelerini anlatmış.

Toro'nun kitaba ve dehşetli detaylarına yaklaşımı bir hayli umut verici. Filmi iki farklı sürüm olarak yayınlamayı planlıyor. İlk sürüm daha bir toplumca kabul görecek bir şekilde iken, ikinci sürümde kitabın dehşetini bütün çıplağı ile yansıtacak gibi duruyor. Bu iyi bir haber ya da ben öyle sanıyorum :) Aşağıda Toro'nun söyledikleri var. Çevirmeye her zamanki gibi üşendim. Umudumuz filmin biran önce gerçekleşmesi.

Pazartesi, Ağustos 18, 2014

2014 yılı Hugo Ödülleri

Dün gece Londra'da Loncon'da 2014 yılı Hugo Ödülleri kazananları açıklandı. En roman ödülünü Ann Leckie'nin Ancillary Justice adlı kitabı kazandı. Ben duymadım, bilm,yorum, bilen vardır elbet. En iyi kısa roman (Novella nedir kardeşim??) ödülünü ise Equoid ile pek sevdiğimiz Charles Stross kazandı ki ödüller arasında bildiğim tek eser/çalışma budur. Sağ olsun bizimle paylaşmıştı.

Tören nasıldı? Kimler neler dedi? Kaybedenler nasıl tepki verdi? Ortam nasıldı? Loncon nasıdır? Bunlar ve bunlara benzer soruları dün gece orada olan Banu ve Hakan'ın cevaplayacağını umuyorum. Kazananlar aşağıda. Bir kez İngilizce'den çevirmiyorum, çeviremiyorum. Bu kadar çok terim olmaz ki. Edep yahu.

Çekileyazmış Deadpool filmi

Deadpool çizgi romanlarını okumadığım ama internette pek çok yerde sürekli karşıma çıkan bir Marvel kahramanı. Özelliği öldürmenin zor olduğu kadar çenesinin düşük olması ve mizah anlayışı. Deadpool çeşitli yerlerde yan karakter olarak karşımıza çıkmıştı. En barizi X-Men Origins: Wolverine'de Ran Reynolds'ın oyduğu rol idi. Sanrım ondan bir hayli memnun kalmış olacaklar ki bir süredir Deadpool'un ana karakter olacağı bir film üzerinde çalışıyor. Reynolds da kendisini oynayacak. Geçen haftalarda internete film için hazırlanmış bir görüntüler düştü. Bence bir hayli güzel ve eğlenceli olmuş. Filmin çekilip çekilmeyeceği halen belli değil ama çekilmez ise bence yazık olur. Aşağıda halen seyretmediyseniz görüntüler var.


Pazar, Ağustos 17, 2014

2014 Hugo Ödülleri açıklanıyor

Hakan bildiriyor
Şu anda Londra'da Loncon'da 2014 Hugo ödülleri açıklanıyor. Londra muhabirimiz Hakan ile Banu ise canlı olarak seyrediyor. Orada olmasanız da bu bağlantıdan siz de seyredebilirsiniz. Kaçırmayın.

Pazar, Ağustos 10, 2014

9 Dakika

Issızlığın ortasında, bir başına, sadece köpeği ile yaşayan bir adam. Sessiz, sakin ve huzurlu. Bütün bu düzen bir gece tekinsiz olaylar bozar ve telefonunda hatırlamadığı 9 dakikalık bir görüntü bulur. 9 Minutes tek bir oyuncu ve köpek ile çekilmiş, başarılı oyunculuğu, çekimleri ve kurgusu ile güzel bir kısa film. Çölde bir başınıza kalmayın ne olacağı belli olmaz.

Cumartesi, Ağustos 09, 2014

Hiçbir şey bilmiyorsun Jon Kar

Jon Snow ya da Jon Kar (Türkçe çevirisini okumadım) Taht Oyunlarında şimdiye kadar hayatta kalan karakterlerden biri ya da öyle gözüküyor. Konu karakter katili G.R.R. Martin olunca hiç bir şey belli olmadığı gibi Jon Snow'un cehaleti bizim için de geçerli. Hiçbir şey bilmiyoruz. Somn dönemde duyduğum ama erdemlerimden biri olarak kulak tıkadığım bir teori vardı. Ancak bu teoriden kaçmam mümkün olmadı. Konuyu uzatıyorum çünkü henüz kitabı okumamış ya da çok az okumuş olanlar için, tabi ki dizi için de geçerli, veyahut kitapların geleceği hakkında bilgi/fikir edinmek istemeyenler için top çeviriyorum. Eğer Jon Snow ile ilgili bu teoriyi öğrenmek istemiyorsanız bu satırdan sonrasını okumayın. 

Cuma, Ağustos 08, 2014

Guardians of the Galaxy gişede çoştu

Valla filmi çekileceğinin netleşmesine kadar böyle bir çizgi romandan haberim yoktu. Halen de pek fazla fikrim yok. Fakat film gösterime girmesi ile ciddi bir hasılat elde etti. 170 Milyon USD'ye mal olan film, hafta sonu 94 Milyon USD'yi geri verdi. Çarşamba günü itibari ile de 126 Milyon USD gelir elde etmiş durumda. Bu rakamlar sadece  Amerika'daki getirisi. (Kaynak BoxOffice) Hafta sonu rakamları ile tüm zamanların Ağustos ayı için en iyi açılışı demek bu. Ne oldu da oldu derseniz hiç bir fikrim yok. Filmi seyretmedim. Çizgi romanı okumadım. Nesi iyi bilmiyorum. Ancak beğenildiği kesin. IMDB'de 8,8 gibi bir puan almış. Belki de Fatih efendi bize yorum yapar. Ne de olsa filmi seyretmiş.

Haftanın Resmi

Gleb Alexandrov'dan Kraliçe'nin Gemileri.



Pazartesi, Ağustos 04, 2014

American Gods sonunda çekiliyor, gibi

Neil Gaiman'ın American Gods'ını halen okumadım. Good Omens'i bitirir bitirmez bakacağım. Ama önce aradan Unseen Academicals'ı çıkartmam lazım. Yani belirsiz yakın bir gelecekte gerçekleşmesini umduğum bir eylem. Kısmet. Her neyse bir süredir, yani neredeyse üç yıldır, kitabın dizi olarak televizyonlara taşınması için çalışan insanlar var. Bir süre önce HBO ve Tom Hanks güç birliği yaparak bu konuya eğilmişlerdi. Gelin görün ki başaramamışlar. Şimdi olaya Starz el atmış ve tekrardan hummalı bir çalışma başlamış. Olaya el atan kişiler ise Bryan Fuller (Hannibal, Pushing Daisies, Heroes) ile Michael Green (The River, Kings, Heroes). Bakalım başarabilecekler mi? Başarırlarsa bakalım ben o tarihe kadar kitabı okuyabilecek miyim? Sorular her yanımızda. Gaiman ise bu değişiklikten de hoşnut gözüküyor. Görünen o ki pek çok insan kitaptan alıntıları vücutlarına kazıyacak kadar kitabı seviyorlar. İşte Gaiman bu ekibin böylesi hayranların taleplerine cevap verecek kadar güzel bir dizi çekebileceklerine inanıyor. O inanıyorsa elbet bir bildiği vardır demek. Neyse bekleyip göreceğiz. Umarım çok beklemeyiz. Hem sizler diziyi hem de ben kitabı :)

Elalem ne dövmeler yaptırıyor

Geek Tyrant'tan arak

Pazar, Ağustos 03, 2014

Şeytan çıkarmak caiz midir?

Günümüzde teknoloji çok gelişti. Bilgisayar, internet, cep telefonları, tabletler derken artık her anımızda bir cihaz var. Yakında insanlığın bir sonrasına geçip makinelerle bütünleşmeye başlarsak hiç şaşırmayın. Ancak her şeye rağmen bazı konulara halen hakim değiliz. Bilinmeyen bizi kuşatmaya devam ediyor. Örneğin bugün bir şeytan çıkartmak için cep telefonu kullanabilir miyiz? Kullanırsak caiz midir? Çıkarsa ne olur? Bu çıkarma işlemne cep telefonu operatörleri kaç köntür yazar? Bunun gibi soruların cevaplarına halen haiz değiliz.

İşte böylesi önemli bir sorunun cevabına Alfonso Garcia kısa bir film ile cevap arıyor. Aslanın Ağzı La Boca del León. Tamamen cep telefonu ile çekilen film telefon ile şeytan çıkartılabilir mi'den daha önemli bir soruyu soruyor. Onu da sonunda görürsünüz.

Cumartesi, Ağustos 02, 2014

GRR Martin'den okuyucularına mesaj


Martin bizi seviyor
Bir çoğumuz dizisi ile olsun kitabı ile olsun G.R.R. Martin'in Taht Oyunları serisinin sonu bekliyor, merak ediyor aşeriyor. Sonuna kadar karakterlerin sayısı yetecek mi? Yoksa hepsi ölecek mi? Bazı karakterler kayrılmaya devam edilecek? En sonunda kim galebe çalacak? Duvarın imar izni var mı? Yoksa zamanında Gece Bekçileri üzerinden rant için mi kullanılmış? Daenerys kimle evlenecek? Tyrion başına gelmeyen kaldı mı? Ve daha nice sorular bizi bizden alıyor. Fakat gelin görün ki hepsinden daha önemli bir soru var. Martin tüm bu yavaşlığı ve rahatlığı içerisinde bu kitapların sonunu getirebilecek mi? Ne de olsa bir üçleme olarak başlayan seri teoride yedi kitaba ulaşmış durumda ve  Martin yedi kitap ile de son bulacağını iddia ediyor.

Martin geçenlerde bir İsviçre gazetesi olan Tages-Anzeiger'e verdiği görüntülü röportajda kendisinin Robert Jordan gibi kitapları bitirmeye ömrünün vefa etmeyeceğine dair iddialara yukarıda ifadesi ile cevap verdi. Hoş sonra bu duruşunun hayranlarına karşı olmadığını da ifade etse kendisinin sıkıştırılmaktan pek hoşlanmadığını biliyoruz. Ayrıca bu endişelerde haklılık payının olmadığını ifade etmek pek de doğru olmaz. Ne de olsa Martin 60 yaşında ve obezitenin kalp sorunlarına yol açmasının pek yaygın olduğu bir ülkede yaşıyor. Umarım sonunda hepimiz mutlu sona kavuşuruz.

The Guardian'dan

Cuma, Ağustos 01, 2014

Cheers tadında True Blood

Eskiden, televizyonda dizi izlemeye yeni başlandığı antik çağlarda Cheers adlı bir dizi vardı. Türçke ismi var mıydı bilemedim. Bilen bilir. Boston'daki bir barı ve müdavimlerini anlatan dizi uzun yıllar devam etti. Dizide oynayan pek çok kişinin ünü aldı yürüdü. Fraser'in kendi dizisi oldu. Dizinin tatlı bir açılışı vardı. Eskiden o güne kadar ki pek çok pub ve içki adetleri üzerine resimler sıralıyordu. İşte bir grup insan oturmuş True Blood için Cheers tadında bir giriş hazırlamış. Şarkı sözlerini değiştirmiş, eski canavar resimlerini koymuş. True Blood'ı seyretmeyi bırakalı uzunca bir zaman olsa da benim hoşuma gitti. Sanırım Cheers'i hatırladım, konunu True Blood ile alakası yok. Neyse ahanda aşağıda.