Cuma, Mayıs 14, 2010

Hitit Güneşi Öyküleri #1 - Okul

Yeni bir deneme yapıyoruz. Hitit Güneşi öyküleri.

Bu gun benim Okul kısa hikayemi Eralp okudu. Buyrunuz!



MP3 olarak indirmek icin buraya gidiniz.

Köşedeki RSS linklerini de podkast yazılımlarınızla kullanabilirsiniz.

Müzik Pink Floyd'un 8bit adaptasyonundan...

10 yorum:

Gokce dedi ki...

İzninizle bir kaç fikrimi paylaşayım. Podcastte yayınlanan öykü ile ilgili fikirlerinizi de anlattığınız bir bölüm olursa daha keyifli olur.
Belki Mech severler bu hikayeden hoşlanacaklar ama bana pek bir şey bırakmadı. Sanırım Vietnam hikayeleri gibi bir tat yakalamak istemişsiniz, karakter gelişimi tam oturmadığı ya da duygusal bağ kurma şansı istenildiği kadar olmadığından etkileyiciliğinden kaybetmiş. Örnek vermek gerekirse: Karakterin neden orada olduğu net değil. Eğer onun dışarıda gezinmesinin sebebini ya da neden savaştığını bilseydik daha anlaşılır olurdu.

kansu dedi ki...

Hakan aslinda sana satasti son podcast kaydinda ama podcasti bi turlu yayimlamadigimiz icin senin haberin olamadi.

Hakan "ben flash-fiction yazdim, tur itibari ile boyle olur, karakter filan gelistirilmez" diyor, oykusunun arkasinda duruyor.

Hadi bakalim, hodri meydan. :)

Hakan dedi ki...

500-1500 kelime icerisinde olunca flash tarzi cok zaman yok herhangi bir seyi uzun uzadiya anlatmak icin. Daha cok okuyanin/dinleyenin hayal gucune kaliyor. :)

Fikir aklima 95 civari ODTU'de dolasirkene gelmisti. Rifts adli bir oyuna kafayi takmistik, Mecha filan falan girla, bi yandan da Rifts Anadolu diye bisi icin not yaziyorduk Yigit'le. Netekim METUCON 2'de galiba Rifts Anadolu'da gecen bir oyun da oynatmistim. Temel olarak Rifts dunyasinda olup biten tantana sonrasinda Anadolu'da cesitli bolunmeler oluyor, bir takim tipler Eskisehir'de Ozgur Sehir ilan ediyor, Anadolu da Konya tabanli dincilerle akillarinca bir Cumhuriyet kurmus tipler arasindaki mucadelelerle dolu. Bi yandan da bi suru supernatural yaratik girla... Neyse, herseyi bosverip bir ic savas sonrasi Turkiye'sinde nukleer silahlara ve mechalara sahip taraflarin hala birbirlerini durtuklemesi olarak da alabiliriz hikayeyi. :)

Soole bisi olsa da bi rampage yapsam:Glitter Boy...

Gokce dedi ki...

Flash fiction'da karakter gelişimi olur mu olmaz mı girmeyeyim. Benim anladığım hikaye ard ardına gelen olaylardan fazlası olmalı. O yüzden sebeplerini bilmediğim için az anlaşılır olmuş demiştim. Hemingway'in mi emin olamadığım güzel bir microfiction örneği vereyim, ne demek istediğimi anlatmak için.
" For sale. Baby shoes. Never worn."
Altı kelimede ilgi çekici bir hikaye anlatıyor. Hikayenin sonucu hemen başında: Bebek ayakkabısı satılıyor. Sebebi ise daha önce hiç giyilmemiş diyerek bize anlatıyor. Acaba bebek olması için hazırlık yapmış bir ailenin mi bu satılanlar. Onlar bebeklerini kaybedince mi satmaya karar verdiler. Anlatmıyor ama bir sonucu ima ediyor.
Benim bahsettiğim buydu, hoş edebiyat bambaşka yaklaşımları içinde barındırıyor. Dolayısıyla benim için anlaşılmaz olan başkaları için çok açıktır belki de :)
Merakla yeni epizortunuzu bekliyorum.

Bu arada siteye giremiyorum, yüklemiyor ama blogger'ın alt yapısını kullanan bölüme girebiliyorum. Bilginize.

Gokce dedi ki...

Flash fiction'da karakter gelişimi olur mu olmaz mı girmeyeyim. Benim anladığım hikaye ard ardına gelen olaylardan fazlası olmalı. O yüzden sebeplerini bilmediğim için az anlaşılır olmuş demiştim. Hemingway'in mi emin olamadığım güzel bir microfiction örneği vereyim, ne demek istediğimi anlatmak için.
" For sale. Baby shoes. Never worn."
Altı kelimede ilgi çekici bir hikaye anlatıyor. Hikayenin sonucu hemen başında: Bebek ayakkabısı satılıyor. Sebebi ise daha önce hiç giyilmemiş diyerek bize anlatıyor. Acaba bebek olması için hazırlık yapmış bir ailenin mi bu satılanlar. Onlar bebeklerini kaybedince mi satmaya karar verdiler. Anlatmıyor ama bir sonucu ima ediyor.
Benim bahsettiğim buydu, hoş edebiyat bambaşka yaklaşımları içinde barındırıyor. Dolayısıyla benim için anlaşılmaz olan başkaları için çok açıktır belki de :)
Merakla yeni epizortunuzu bekliyorum.

Bu arada siteye giremiyorum, yüklemiyor ama blogger'ın alt yapısını kullanan bölüme girebiliyorum. Bilginize.

Gokce dedi ki...

Flash fiction'da karakter gelişimi olur mu olmaz mı girmeyeyim. Benim anladığım hikaye ard ardına gelen olaylardan fazlası olmalı. O yüzden sebeplerini bilmediğim için az anlaşılır olmuş demiştim. Hemingway'in mi emin olamadığım güzel bir microfiction örneği vereyim, ne demek istediğimi anlatmak için.
" For sale. Baby shoes. Never worn."
Altı kelimede ilgi çekici bir hikaye anlatıyor. Hikayenin sonucu hemen başında: Bebek ayakkabısı satılıyor. Sebebi ise daha önce hiç giyilmemiş diyerek bize anlatıyor. Acaba bebek olması için hazırlık yapmış bir ailenin mi bu satılanlar. Onlar bebeklerini kaybedince mi satmaya karar verdiler. Anlatmıyor ama bir sonucu ima ediyor.
Benim bahsettiğim buydu, hoş edebiyat bambaşka yaklaşımları içinde barındırıyor. Dolayısıyla benim için anlaşılmaz olan başkaları için çok açıktır belki de :)
Merakla yeni epizortunuzu bekliyorum.

Bu arada siteye giremiyorum, yüklemiyor ama blogger'ın alt yapısını kullanan bölüme girebiliyorum. Bilginize.

Hakan dedi ki...

Hahahah. Kusura bakma, benim aciz yeteneklerimi Hemingway ile karsilastirmak haksizlik :)

Gokce dedi ki...

Bir gün Hemingway'i senle karşılaştırılar belki belli mi olur? :)

Hakan dedi ki...

Coook zor. :)

Baglanti olayina gelince Turkiye Google'i blockladigi icin olabilir.

Sitenin hepsi Google'da, www.hititgunesi.org diye ulastiginda. hititgunesi.org yazarsan once benim servere gidiyor, ordan redirect ediliyor. O fasil burdan (UK) calisiyor. Belki farkli IPler engellendigi icin sorun yasaniyo olabilir. Blog'dan podcast dinlenmeye calisinca gozuken flash player de benim serverde host ediliyo, benim servere ulasim sacmalayinca onlar gelmeyebiliyor.

Baska bisiler oluyosa emin degilim ne oldugundan.

Gokce dedi ki...

hititgunesi.org üzerinden redirect ile de ulaşmadı. Bir türlü sunucuya bağlanamıyor. Sanırım dediğin gibi IP'den, neyse ki Eralp Buzz'dan tüm yazıları paylaşıyor. Oradan bakarız artık.