Pazartesi, Mart 24, 2014

Sin City: A Dame to Kill For

Sin City'i ilk izlediğimde bayılmıştım. adeta bir çizgi romanı seyreder gibiydim. Tabi ki bir şekilde küçükken zihnime kazınan Amerikan dedektif imgelerinin de etkisi olabilir bunda. Anlatımı ve hikayesi gayet tadındaydı. Her zaman yazar ile kitabı/öyküyü ayırmak lazım derler. Uzun bir tartışma ama Frank Miller'ın geri zekalı fikirlerine rağmen yaptıklarını okurum. En azından Sin City kendini okutturuyor ve izletiyor. Velhasıl Sin City'in başarından sonra ikincisi de yakında bizlerle buluşacak. Filmin ilk görüntüleri bir süre yayınlandı ama ben tembellikten anca yazabiliyorum. Karosu her zamanki gibi gayet dolu. Ekibe Josh Brolin, Joseph Gordon-Levitt, Ray Liotta, Eva Green gibi isimler de eklenmiş. Görüntüler aşağıda. İlk filmin ağzımızda bıraktığı o lezzetli tat devam edecek gibi.

Pazar, Mart 23, 2014

Drod Digor ve Dünyalı Bay P Arasında Geçen Kısa Bir Diyalog


Bir süredir bir Uzaylı ve bir Dünyalı’nın arasında geçen hayata dair bir diyaloğun nasıl olabileceğine kafa yoruyordum. Sonunda böyle kısacık bir söz dizisi ortaya çıktı. Ama oldukça keyif aldığımın altını çizmeliyim. Sanırım hikaye yazmaktansa diyalog yazmayı tercih ederim. Umarım sizler de okurken benim yazarken aldığım keyfi alırsınız...

Noh isimli gezegenden gelen uzaylı gezgin Drod Digor ile arkadaşı Dünyalı Bay P insanoğluna dair sohbet etmektedir.  Bay P  Digor’a Dünya’daki gözlemleri  hakkında  sorular sormaktadır. 

Digor: Bil ki sizin kitap adını verdiğiniz şeylerdeki gibi bilgece sözler bulamayacaksın bende.  Gördüklerini anlatan basit bir seyyahım sadece.  

Pek muhterem Bay Hublot ve zemberekli yaşamı

Bu sene kısa çizgi film Oscarını Stephane Halleux yarattığı karakterler üzerinden çizen/canlandıran Laurent Witz and Alexandre Espigares'in çalışması Mr. Hublot. İstimpunk bir şehirde bir makien dakikliği ve titizliği ile yaşayan Bay Hublot'un hayatına beklemediği anda giren bir sürprizi anlatıyor film. Çizimleri, detayları, anlatımı ve konusu çok güzel bir çizgi film. Kesinlikle seyredin. Sizce zemberekli köpekler rüyalarında metal kemik düşlerler mi?

Cumartesi, Mart 22, 2014

Kilisele ıslak sanat

Gremlin, The Chapaelle de Bethleem, Nantes. Belli ki yağmur yağmış :)

Kiliselerdeki çörtenleri iblis, şeytan, canavar vs. tarzında yapmak eski bir Hristiyan geleneği. Özellikle gotik kiliselerde yaygın olarak görebilirsiniz. Genellikle gargoyle (Türkçesi var mı bilmiyorum) kullanılan yaygın bir imge. Ancak son yıllarda popüler kültürün ve tabi ki bilim kurgunun etkisi kiliselere de yansımış durumda. Benim en beğendiğim aşağıdaki Alien.

Cuma, Mart 21, 2014

Haftanın Resmi

Usagi'yi hep Commodore 64'deki oyunundan bildim sevdim. Tabi ki aslı oyun değil uzun zamandır var olan çizgi romanı. Favori çizerlerimden Mike Mignola kendi tarzında bir Usagi yorumu yapmış.

Pazar, Mart 09, 2014

Kısa Film: Project Arbeiter

Yıl 1943. İkinci Dünya Savaşı olanca hızı ile devam ediyor. Kuzey Avrupa'da Nazi işgali altındaki Polonya'da sınırı. Bir uçak tek başına düşman hava sahasında süzülüyor. Mürettebatın arasında Saha Ajanı Yüzbaşı Joseph Colburn var. Özel bir görev için hazırlanıyor. Çok gizli bu görevin kod adı "İşçi". İşçi Projesi müttefiklerin Nazilere karşı geliştirmiş olduğu en önemli silahlardan bir tanesi. Geliştirilme safhası biraz karışık. Fakat Yüzbaşı uçakta teçhizatını kuşanırken biliyor ki bu görevin geri dönüşü olmama ihtimali çok yüksek. Ona rağmen kararlı. 

Project Arbeiter bir grup hevesli insan tarafından ciddi emek, vakit ve para harcanarak çekilmiş yirmi dakikalık bir kısa film. Nette karşılaştığımız pek çok kısa filmden daha uzun ancak kesinlikle izlemeye değer. Yüzbaşı Amerika'nın bir Fallout zırhı içerisinde maceralarını izlemek gibi biraz da. Ama iyi efektler, güzel bir oyunculuk ve eski savaş filmlerinin havası var. Benim vaktim dar derseniz aşağıda kısa tanıtımı var ama bence siz yine daha da aşağıya inip bu kısa filmin tamamını izleyin.


Cumartesi, Mart 08, 2014

Kadınlar Günü ve Joss Whedon

Joss Whedon sevdiğimiz, saydığımız, eserlerini ilgi ile takip ettiğimiz insanlardan. Pek çok dizisi damağımızda lezzetli bir tat bırakmıştı. Whedon'ın yarattığı öyküler ve kahramanlar çoğu zaman sıra dışı ve etkileyici oluyor. Benim de katıldığım üzere Whedon'un yarattığı pek çok etkileyici kadın karakter var. Hatta her ne kadar seyretmesem de Buffy bunun en büyük örneklerinden. Geçenlerde ( çok eskide demek daha mümkün, onca zamandan sonra anca yazabiliyorum) yaptığı bir konuşmada kadın erkek eşitliği ve yazmış olduğu kadın karakterler konusundaki yorumu takdire şayan. Whedon kısaca iki şey söylüyor. İlki eşitlik kavramının peşinden koştuğumuz, olması için uğraştığımız bir kavram olmasından çok, hayatın bir gerçeği, parçası olması gerektiğini söylüyor. İkincisi olarak ona neden Güçlü Kadınlar hakkında yazdığı sorusuna verdiği cevap ise çünkü halen sormaya devam ediyorsunuz. Dünya Kadınlar Gününüz kutlu olsun.



Pir-i Şeks Efendi'den Devlet-i Aliyye'nin Hücumu

Balkanların acımasız dağlarının ardından, duvarlarının ardında saklanan korkak Avusturya diyarından sonra, Allahsız Germenlerin yaşadığı ormanları geçince, soğuk, karanlık dalgaları aşınca bir ada vardır. Bu adada en az suyun öte yanındakiler kadar kafir, zavallı bir taife yaşar. Ancak bu taifenin tüm günahkarlıklarına rağmen aralarından pek namlı, pek yetenekli, kalembaz, kelimeşinas bir beyfendi çıkmıştır. Sıtanfırt denilen köyden bu zat adeta bir iksirbaz edası ile kelimeleri, cümleleri karıştırır, bir duvar ustası ilmi ile öyküleri inşaa eder, bir kemankeş becerisi ile okuyanların kalbini deler. Kendisine Pir-i Şeks denen bu muhterem ehl-i kalem adem evladının son tefrikası çok yakın zamanda denizleri ve küffar memleketleri aşarak Devlet-i Aliyye-i Osmâniyye hudutlarına ulaşacak olmasının müjdesini vermekten kıvanç duyarım. Ehl-i kalemin bir önceki eserini de buradan sizlerle paylaşmıştık. Şüphesiz ki bir önceki eseri olan Der-i Ümmid kadar muazzam olacak bu kitap damaklarımızda benzersiz bir tat bırakacaktır.

Cuma, Mart 07, 2014

Haftanın Resmi

Aslında pek sık karşılaştığım bir robot tarzı ama sanırım Konstantin Maystrenko çizimindeki vücut dili ve ifadesi hoşuma gitti.


Cumartesi, Şubat 22, 2014

Ejderhamızrağı ve nostalji

Geçenlerde nette dolaşırken Lauren Davis’in Ejderhamızrağı/Dragonlance ile ilgili yazısına denk geldim. Nostalji oldu. Eski günleri hatırladım. Hitit Güneşi’ni takip edenler, podcastleri dinleyenler bilirler, bu tayfanın cümlesinin Zindanlar ve Ejderhalar başta olmak üzere rol yapma oyunları geçmişi var. Bir kısmımız artık o dönemden utansa da var. Ben bıraklı yıllar oldu. Halen eş dost ile haydi oynat, oynayalım, üşenmeyelim uluslararası internetten oynayalım, oyun yazsana konuşmaları devam ediyor. Eski zor, vaktim yok, olmaz diye cevap verirken, artık cevap bile vermiyorum J.

Ejderhamızrağı seksenli yılların başında meşur ve merhum TSR firması tarafından oyun ve yanı sıra romanlar ile çıkartılmış bir rol yapma oyun evreni. İlk adımını Laura ve Tracy Hickman çifti atarken daha sonra TSR Tracy Hickman ile Margaret Weis ile ortak edip, yıllar süren verimli bir ikili yaratır. İkili pek çok oyun ve hikayenin bel kemiğini oluşturan kitapları yazarlar.

Cuma, Şubat 21, 2014

Picocon 31! Yarın!

Londra İmparatorluk Koleji Bilim Kurgu ve Fantazi topluluğu, 31. bilim kurgu con'larını bu cumartesi yapıyorlar.

Okula dönme zamanı geldi!

Konuk olarak favori yazarlarımızdan olan Charles Stross, Sarah Pinborough ve Prof. David Southwood var. Eğlence ve konuşmalar yarın 10:30'da Stross ile başlıyor.

Londra civarında bulunan bilim kurguculara duyrulur! Geri kalanlara da uçağa otobüse bisiklete atlayıp gelmek için henüz çok geç değil.

Hitit Güneşi temsilcisi olarak ben oralarda olacağım. Elinde bir mikrofonla sağda solda sürekli esneyerek dolaşan birisi görürseniz, aha o benim. Şu günlerde uyku denilen meretle aram iyi değil.

Haftanın Resmi

Aşağıdaki resmi io9'da resim üzerine öykü yazma önerileri bölümünde gördüm. (Concept writing promt, yazamadım Türkçesini ne var?) Çok hoşuma gitti. Gorilin yanı sıra muzun da robot olması güzel fikir. Çizer Sam Nielson.


Çarşamba, Şubat 19, 2014

Astronomun Rüyası


Aç karna uykuya dalan bir astronomun rüyasını anlatan "The Astronomer's Dream" bana kalırsa oldukça fantastik ve ilginç bir animasyon çalışması olmuş. Animasyonun yönetmeni Malcolm Sutherland. İyi seyirler.

Taht Oyunları 4. Sezon geliyor

Bahar geliyor ve baharla da Taht Oyunlarının yeni sezonu geliyor. Aslında 4. kitap benim için ve pek çok okuyan tanıdığım için serinin en sıkıcı kitaplarında biri. Hatta ve hatta G.R.R. Martin bundan 5. kitabın başında biraz bahsediyor. Aslında bu biraz da yazarın bu kitapta kullandığı karakter tercihlerinden kaynaklanıyor. Leblebi gibi karakterler ölünce yerine yenileri gerekiyor ve Martin en çok yeni karakteri bu kitapta bize tanıtıyor. Öyle olunca daha önce ölmemiş ve sırf bu yüzden gözümüze girmiş diğer karakterleri daha az okuyoruz. Tabi ki dizinin bu şekilde olacağına dair bir kural yok. Son sezonda kitaptan ufak sapmalar yapmaya başlamışlardı ve bu bence kitaptan televizyona geçiş açısında mantıklıydı. Bu nedenle bu sezonun illa ki kitap gibi olması şart değil. Tahminim çok daha tatmin edici olacağı yönünde. Dizinin de satması şart :)

Aşağıda sezonun son tanıtım görüntüleri ve 15 dakikalık bir sezon tanıtımı var. Burada kamera arkası görüntülerini, yeni karakterleri ve oyuncuların yorumlarını bulabilirsiniz. Az kaldı kış geliyor. Nisanda :)

Salı, Şubat 18, 2014

Vaiz en sonunda ekranda canlanıyor

Preacher ya da Vaiz ilginç bir çizgi roman serisi. Garth Ennis ve Steve Dillon tarafından yaratılan Vaiz, Jesse Custer'ın taneıyı arama macerasını anlatıyor. Ancak bu arayışın ilahiyat ya da sufizm ile bir alakası yok. Jesse Custer (Jesus Christ göndermesi ne yazık ki) tanrıyı arıyor çünkü onun yarattığı ve yönettiği bir dünyayı kötü yönettiğini, bu yüzden de cezalandırılması gerekttiğini düşünüyor. Tanrıyı bulunca da kendi eliyle cezalandırmak, pataklamak gibi bir amacı var. Bu açıdan çok eğlenceli ve sıra dışı bir çizgi roman. Bu çizgi roman ile taa 2007'de yılında bir şeyler karalamışım. Detayını buradan bulabilirsiniz.
 
io9'daki habere göre AMC çizgi romanın dizisi için bir pilot çekme konusunda karar vermiş ve çalışmaya başlamış. Yazarlar da belirlenmiş. Aslında içeriği açısından (Kıçsurat, Katillerin Azizi ile ucube pek çok karakteri yaratmak heyecan verici. Daha fazla ipucu yok merak eden okusun.) zorlu bir dizi olacak. Umarım iyi bir iş çıkartırken çizgi romanın çizgi dışı detaylarını kırpmazlar. Bekleyip göreceğiz.