Bira etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bira etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazar, Eylül 07, 2014

Gel Tolkien kardejjj, öpüjjjeem

Sadece meyhane değil burası!
Aynı zamanda öğrencilere burs
sağlayan bir mekan!
Şu anda Oxford’da Lamb And Flag (Kuzu ve Bayrak) meyhanesinde oturmuş ‘Huh?’ adlı bir biradan yudumluyorum.

Bu meyhane, hemen karşısındaki The Eagle And Child (Kartal ve Çocuk) ile beraber Tolkien ve saz arkadaşlarının öğrencilerle boğuşmaları arasında oturup edebiyat tartıştıkları iki ana meyhaneden birisi ve buram buram tarih kokuyor. Bira seçenekleri son derece geniş olan bu mekan son derece tatlı bir havasıyla bunca sene niye buraya bir uğramadığım sorusunu hatırlatıyor. Ne yazık ki son derece şirin olan Kartal ve Cocuk meyhanesinin girişindeki küçük kabinler doluydu ve eskiden Tolkien ve Lewis'in grubunun toplandığı oda artık içinden geçilen bir koridora dönüştüğünden pek bir zevk vermez haldeydi. Sonuçta aklın fikri bir, tarihte de Tolkien ve Lewis'in Mürekkepçi tayfası burada buluşmaktan vazgeçip youn karşısındaki Kuzu ve Bayrak'ta bulmuşlar. Ne yazık ki Kartal ve Çocuk'un bira seçenekleri hakkında aynısını söyleyemeyeceğim. Büyük bir meyhane şirketinin satın almasıyla hem yiyecek hem de içecek konusunda son derece zayıflamış diye okudum, içecek olayında gerçekten hak verdim. Sadece dört ale pompası vardı, birisi (hayli standard bir Brakspear) ben uğradığımda çoktan bitmişti, geriye sadece üç tane ilginç denebilecek bira varken sadece birisi yerel idi, bir tanesi Avustralya'dan gelen bir fıçı idi ancak ben mümkün olduğunca yöresel biraları tercih eden birisi olduğumdan tenezzül etmedim.

Salı, Eylül 04, 2007

Harcıalem İçki Bira -- Deniz Gürsoy

Oğlak Yayınları
İkinci Baskı 2004

Biranın tadını bilip adını pek bilmeyenler için yazılmış bir kitap. Yazarın "içkilerin atası" diye nitelendirdiğini biranın antik çağdan günümüze tarihinden, en çok bira yapan ve tüketen ülkelerden ve Türkiye'de ve Anadolu'daki tarihinden sözediyor.

Türkiye ve Anadolu kısmı kitabı benim için çekici kılan kısımdı. Türkiye'nin biracılık tarihiyle ilgili bölük pörçük bilgimi derleyip topladı. Yazar, Osmanlı'dan bu yana Türkiye'de birayı, eskinin bira bahçelerini, Bomonti biraderlerin kurduğu ilk fabrikayı eski resimler ve hoş sohbet bir anlatımla aktarıyor.

Her ne kadar kitabı biranın bizdeki tarihi için aldıysam da kalanını okumaktan da büyük keyif aldım. Belli başlı bira festivalleri, biralarıyla ünlü ülkelerin bira geleneklerinden tutun da, biranın nasıl yapıldığı, ev birasının nasıl yapılacağı ve kıvam tutturulamadığı durumda elde kalan sıvının nasıl değerlendirileceğine kadar bilgi var. İki sayfalık birahane argosu da kitabın genel tadına ince bir katkıda bulunmuş.

Deniz Gürsoy'un kalemden bal damlatan tarzıyla keyifle okunan bir kitap. Sadık biraseverler için bir cep kitabı bile olabilir.