Gelecek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gelecek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazartesi, Aralık 07, 2015

Şaman

Yıl 2200 küsür. Dünya'nın düzeni tepetaklak.On yıllarca süren savaşlardan sonra insanlık belini bir türlü doğrultamamış. Gelecek bize kan revan, ölüm ve sefalet getirmiş.  Tüm bu toz dumanın ortasında Şamanizm küllerinden doğmuş. Ama onlarda bir savaş makinesi.Dev savaş makinelerine karşı bireyler. Üzüm üzüme baka baka kararmış.

Şaman bir hayli profesyonelce çekilmiş bir kısa film. Oyunculuk, mekanlar, efektler için emek harcanmış. Bir miktar da ödül almış. Hemen aşağıda bu gösterişli gelecek öyküsünü izleyebilirsiniz.

Pazar, Nisan 05, 2015

Suçlular ıslah edilebilir mi?

Başlık biraz sosyolojik oldu. Sanırım bunula ilgili Tacer uzun uzun konuşabilir. Ben pek sosyolojiden anlamam. Burada derin bir tartışmaya girip Foucault'dan felan da bahsetme niyetim. Tüm derdim Immersion adlı bir kısa filmden dem vurmak. Bir nevi Inception modeli telkin ile suçluluların rehabilite edilmeye çalışdığı bir gelecekte geçiyor bu kısa film. Suç oranının yükseliği nedeni ile farklı yöntemler deneniyor ve Immersion adlı şirket, şirket olduğunu düşünüyorum, bunu sanal gerçeklik gibi bir yöntem ile suçlunun zihinini değiştirdiğini iddia ediyor. Bazen değişimler farklı boyutlarda olabilir. Dikkat etmek lazım.

Pazar, Ekim 26, 2014

KIsa Film: The Sand Storm

Muhtemelen gayet yakın gelecekte, suyun karaborsaya düşecek kadar kuraklığın ve ilkim değişikliğinin yaşandığı, muhtemelen uzak doğudaki bir şehirde insaları anlatan bir kısa film. The Sand Storm kızılca kıyametin arifesinde ortamda biraz da bizi anlatmış. Saha büyük bir filmin öykünün ufak bir parçası olma hissiyatı da veriyor. İleride farklı bir şekilde karşımıza çıkabilir. Hafiften de bana Paolo Bacigalupi'nin Kurma Kızı'nı anımsattı. Afiyet olsun.

Pazar, Kasım 24, 2013

Lunar, Aydaki hapishanemize buyurmaz mısınız?

Bir gelecek. Yıl 2057. Los Angeles. Sokakta iken yüzlerinizi kaptmanız yasak. Güvenliğinizi sağlayan silikon yaşam formları sokaklarda. Kalabalıktan ve suç oranından hapishaneler aya taşınmış. Bir suçlu. Suçu kayıt altına alınmamış doğum ve hırsızlık. hüküm ömür boyu. Dünyadaki ailesine kavuşmak için yapması gereken tek bir şey var, kaçmak. Tyson Wade Johnston'ın yazdığı ve yönettiği bu kısa film bir hayli başarılı görsellere sahip.

Pazar, Ekim 28, 2012

Robotlar da ağlar!


Robotlar kendi evrimlerinde bir hayli yol katettiler. Her ne kadar daha gidilecek çok daha fazla mesafe olsa da bu bile büyük gelişme. Hele hele Japonya dedikleri o küçük adaya sıkışıp kalmış çekik gözlü insanların sıkıntıdan yaptıkları her geçen gün beni korkutuyor. Büyük ihtimalle bizim hayat süremiz içerisinde yapay zekaya sahip insan gibi gözüken ya da gözükmeyen robotlara tanık olacağız. O gün geldiğinde bu yapay zekaların Matrix ve uzaylı filmlerinde olduğu gibi acımasız bir düşman mı yoksa sadece hayatımızın bir parçası mı olacağını göreceğiz. Bence insan türü olarak her diğer türü kendimiz gibi vahşi ve acıması zannetme kodumuz mevcut. Bir de bununla kurgu karışınca her daim ortaya bizi yemeye gelen uzaylı ve robotlar çıkıyor karşımıza. Geleceğin hiç de öyle olacağını sanımıyorum. 

Velhasıl Tears of Steel Hollanda yapımı bir kısa film. Bilgisayar grafikleri bir kısa film için çok başarılı ve belli ki üzerinde ciddi emek harcanmış. Sırf bunları görmek için bile izlemeye değer. Diğer yandan konusu çok da kavrayamadığımı itiraf etmeliyim. Meçhul bir gelecekte meydana agelen olaylarda bir grup bilim adamı ve asker bir grup robot varlığı nedenini çözemediğim bir şekilde geçmişten dramtik sahneler kullanarak dize getirmeye çalışıyorlar. Bilemiyorum belki de aşk her zaman kazanır. Buyrun siz karar verin.