Fantastik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fantastik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazartesi, Mayıs 02, 2016

İnsan-ı Kabil



Habil'i Öldüren Kabil, Gaetano Gandolfi. 17. YY


Habil, imanla, Tanrı’ya Kabil’den daha iyi kurban takdim etti, ve onun hediyeleri hakkında Tanrı şahadet ederek, bununla salih olduğuna şahadet olundu; ve ölmüş olduğu halde, bu vasıta ile hâlâ söylüyor.
İbranilere Mektup, 11:4
Saçmalıklar Kitabı

Kendimi size tanıtmak istiyorum. Bunu yaparken ailemizin bize koyduğu isim ve ailemize diğerleri tarafından konulan soy ismini kullanmayacağım. Başkalarının beni tanımlamak için kullandıkları kelimelerin bir ehemmiyeti yok. Mühim olan kim olduğum değildir, ne olduğumdur. Yanlış anlamayınız. Kendime bir nesne muamelesi yapmıyorum. Fakat birinin gerçekte ne olduğunu anlamak için onun tabiatını bilmeniz gerekmektedir. Onun tabiattaki isimi onu tarif eder. Filozofların, simyacıların ve efsunbazların asırlardır kişinin ve maddenin gerçek ismini öğrenmek için didinmeleri boşuna değildir. Velhasıl konuyu daha fazla uzatmayayım.

Cumartesi, Ağustos 15, 2015

Edebiyatta tür nedir? Gerek midir?

Aslında bu konu üzerinde uzun zamandır yazmak istiyordum ama iş güç ve tembellik yüzünden bir yazamadım. Aslında halen vakit dar o yüzden uzun uzun yazmak yerine iki satır karalayıp sözü Gaiman ve Ishiguro'ya bırakacağım. Yiğit olsa daha akademik ve derinlemesine tespitler yapabilirdi. Belki halen yapar :)

Her neyse konu şudur. Neil Gaiman ve Kazou Ishiguro bir araya gelip edebiyattan konuşmuşlar. En çok da Ishiguro'nun son romanı The Burried Giant üzerinden dönen tartışmalardan bahsedilmiş. Peki nedir bu tartışmalar. Kısaca içerisinde fantastik ögeler olan kitabın neden bir fantastik kitap adı altında basılmadığı. Birileri oturup bu konuda ciddi ciddi kafa yoruyor. Bana göre biraz gereksiz bir tartışma. Hele ki pek çok türün, edebiyat dışı bile, birbirine karıştığı günümüzde. 

Edebiyat akımlarını ayırmak, sınıflamak ve buna göre incelemek çok normal bir inceleme. Fakat bunun amacından sapıp farklı takıntılara neden olması gereksiz yere emek ve vakit kaybı. Bir kitabın içerisinde ögelere göre illa ki bir sınıfa sokmak zorunda değiliz. Tabi ki yazım tarzı ve içerik olarak bir sınıflandırma mümkün. Bunun gereksiz olan kısmı bu kitap fantastik bir kitap adı altında çıkmadı gibi bir tartışmaya girmek. Kitap çıkarken ismine Ahmet desek ne olur Mehmet desek ne olur. Mesele kitabın nasıl yazıldığı, ne anlattığı. Şekile çok fazla takılıyoruz.

Dediğim gibi aslında daha uzun bir yazı olacaktı ama vakitsizlikten sadece bu kadar zırvalayabildim. Bu iki güzel yazarın konuştuklarını aşağıdaki  bağlantıdan okuyabilirsiniz.

New Statesman'dan

Perşembe, Mayıs 14, 2015

Hayransınız da ne kadar?

Hitit Güneşi'ne yazanlar ve okuyanların ortak zevk alanları bilim kurgu ve fantezi. Kitap olsun, çizgi roman olsun, manga olsun, anime olsun, film olsun hepsini ayrı ya da birlikte seviyor takip ediyoruz. Kimimiz benim gibi huysuz pek çok şeyi beğenmiyor, kimimiz ise daha ılımlı, değişikliğe karşı daha esnek. Çizer Tom Preston durumuzu anlatan bir karikatür çizmiş. "Fan" ile "Fanboy" Türkçe ayrımlarını bilmiyorum. Hayran belli de, ötesini nasıl tanımlayacağımı bilemiyorum. Korkarım ki ben "Fanboy" kategorisine giriyorum. Artık bir doktor bulmam şart gibi duruyor. Peki ya siz?

Pazartesi, Nisan 20, 2015

Hugo fırtınasının ardından

Ne ödülmüş bea
Hugo Ödülleri üzerinde kopan fırtınadan yaklaşık iki hafta geçti. Fırtına bitti ama toz duman daha kalkmadı. Ortalığın da yatışması biraz daha sürecek gibi. Sad ve Rabid Puppies olarak adlandırılan kişiler ya da gruplar Hugo Ödüllerine blok olarak aday listeleri dayatmaları ve başarılı olmaları ortamı bir hayli gerdi. Yapılanlar aslında kanun ve kurala tamamen uygun. Hiç bir yerde ödüller için listeler oluşturup, bunun reklamını yapıp, istemediğiniz yazarları liste dışı bırakamazsınız demiyor. Gel gör ki etik olarak yapılanlar ve söylenenler bir hayli şeytani. Çünkü aslında bu kural dışı olmayan hareketi yapan yavru köpekler, üzgün ya da kuduz, kendi yazdıklarının ve beğendikleri yazarların diğerlerinden daha iyi olduğunu düşünmelerinin nedenleri siyasi. Kendileri gibi muhafazakar, Hristiyan, beyaz ve tercihen erkek, düzeltiyorum eşcinsel olmayan erkek yazarları sadece bu nedenlerle sevilmediklerini ve ödülü kazanamadıkları düşünüyorlar. Sosyal Adalet Savaşçısı (Social Justice Warrior) olarak adlandırdıkları diğer grubun ise kazandıkları ödülü hak etmediklerini beyan ediyorlar. Ancak ne kendi edebi maharetlerinden ödül kazanan diğerlerinin edebi maharetsizliklerinden bahsetmiyorlar. Ne de olsa onların kazanması için iyi yazıyor, diğerlerinin de kazanmaması için kötü yazıyorlar olması gerekiyor. Ya da şöyle düzelteyim, denk gelmesem de, elbet bahseden vardır ama hiç birinin ana argümanı bu değil. Özetle tüm kavga biz muhafazakarız ve muhafazakar değerleri temsil ediyoruz diye bizim gibi düşünmeyen diğerleri (aslında dar bir grubu hedef alsalar da bu söylemleri ile kendileri dışındaki herkesi tarif ediyorlar, yazarları ve onlara oy veren okuyucuları da) bizim Hugo Ödüllerini almamıza izin vermiyorlar. Yapılan haksızlık. Biz de bu haksızlığa son vermek için, çok da haklı ve doğru yöntem olan blok liste ile cevap veririz diyorlar.

Çarşamba, Nisan 08, 2015

Hugolar ve Dünyadaki en yaygın element

Bu hafta sonu Hugo Ödülü adayları açıklandı. Hugo Gernsbeck adına düzenlenen bu ödül dünya çapında bilim kurgu ve fantezinin en eski ve en itibarlı ödülü olarak kabul ediliyor. (Nebula felan da var tabii.) Adayları ve kazananları Worldcon’lara katılanların oyları ile belirleniyor. Yani yaklaşık 40 USD karşılığı bir bilet aldıktan sonra oy kullanma hakkına erişiyorsunuz. Özetle her sene dünyanın önceden katılımcılar tarafından belirlenmiş bir yerinde yapılan Worldcon’a katılan kişiler belirli bir süre zarfında aday gösterme ve gösterilen adayların hangisinin ödüle layık olduğunu belirleme hakkına erişiyor. Bahsettiğimiz katılımcı sayısı ise yaklaşık iki bin civarında. Misal bu sene 2.122 oy kullanılmış.

Bu girişi öncelikle Hugo Ödülleri nedir, nasıl yapılır kısmına açıklık getirmek için yaptım. Zira bu sene ki ödüller hiç olmadığı karar tartışmalı ve politik olacak. Bunla ilgili girizgâhı Hakan hafta başında Hugo adayları hakkındaki yazının yorum bölümünde pek güzel yaptı. Aslında onun üzerine fazla bir yorum yapmaya gerek yok. Sadece biraz daha detay vermeye çalışacağım.

Pazartesi, Nisan 06, 2015

Kış Rüzgarları geleyazdı

Kış Rüzgarları/Winds of Winter G.R.R. Martin'in dört gözle, sabırsızlıkla ve tedirginlikle beklenen son romanı. Taht Oyunları adı verilen Buz ve Ateşin Şarkısı serisinin altıncı ve sondan bir önceki kitabı olarak şimdiye kadar okurken ve izlerken aklımıza takılan pek çok sorunun cevabını, en azından önemli bir kısmının, bulabileceğimizi umduğumuz kitap. Aynı şekilde Martin'in sorulmasından hiç haz etmediği, aceleye getirmediği, tadına vararak, suyunu çıkartarak yazdığı kitap. Yazar serinin yedinci kitap ile son bulacağı konusunda ısrarlı olduğu için sona bir adım kalacak bu kitap ile. Çabuk yazmasını pek insan gibi ben de diliyorum. Gelin görün ki bu konularda net mesajları da var Martin'in :) Kızdırmaya gelmez. 

Ama Martin bizi kızdırmayı seviyor. Herkesin altıncı kitabı beklediğini bildiği halde Ekim ayında Targaryen dönemini anlatan bir kitap çıkartıyor. Adı da Yedi Krallığın Şövalyesi. Kitap resimli ayrıca. Bir çocuk kitabı olma ihtimali var. Bence daha çok bizi kandırıyor.

Bizi kandırırken de ağzımıza bir parmak bal sürmeyi ihmal etmiyor. Yazmakta rahvan davrandığı Kış Rüzgarlı kitabından bir bölümü de sitesinden paylaşmış. Bu bölüm Alayne hakkında. Kim olduğu konusunda bilmeyenlerin tadını kaçırmamak için fazla yorum yapmayacağım. Ancak kendisinin davranışları yüzünden ölmesini beklediğim fakat Martin'in bize eziyet olsun diye hayatta tuttuğu biri. Aşağıdaki bağlantıdan bu bölümü okuyabilirsiniz. Afiyet olsun.

Çarşamba, Mart 04, 2015

2014 yılı Nebula Ödülü adayları

2014 yılı için Nebula Ödülü adayları açıklandı. Her zaman ki gibi hiç birini okumadım. akan, Kansu ya da Başar'ın bu konuda fikirleri vardır eminim. Oylamalar Mart sonuna kadar devam edecek. Kazananları ise 4 Haziran'da öğrenebileceğiz. Aşağıda adayları, detay bilgileri ve hatta bazı adayları okumak için bağlantıları bulabilirsiniz.

Cumartesi, Ocak 10, 2015

Kadıköy Belediyesince Fantastik Edebiyat Paneli

Kadıköy Belediyesi Tarih Edebiyat Sanat Kütüphanesi ve Kültür Merkezi 17 Ocak 2015 Cumartesi günü saat 15:00 Sanat Kütüphanesi Fantastik Edebiyat Paneli düzenliyor. Yankı Enki'nin moderatörlüğünde Yiğit Değer Bengi "Öteki Dünyalar Nerede?", Hakan Bıçakçı "Fantastik Edebiyat: Belirsizlik, Kararsızlık ve Tekinsizlik", Gülşah Elikbank "Fantastik Edebiyat, Rüyaların İçinde, Hayallerin Kıyısında, Gerçeğin Neresinde?" ve Doğu Yücel "Hayal Gücü Hayatı Değiştirebilir mi?" üzerine konuşacaklar. Ülkemizde bu ve benzeri etkinlikler pek az oluyor. Eğer benim gibi beklenmedik bir şekilde işe gitmeyecekseniz kesinlikle kaçırmayın!

Fantastik edebiyatta bir dünya yaratırken kültürlere, geleneklere, mitolojilere ve folklore yeniden şekil verilir. Yeni bir dünya yaratılırken aslında küçük bir Rönesans yaratıldığının da altını çizmek gerekir. Öteki dünyalar hayal gücümüzden mi beslenir, yoksa dünyadaki çeşitli kültürlerden mi? Dünya kültürlerindense eğer, bizden mi ötekinden mi? Kültleşmiş bir tür olan fantastik edebiyatı tartışacağımız “Fantastik Edebiyat Paneli”ne davetlisiniz.

Kadıköy Belediyesi Tarih Edebiyat Sanat Kütüphanesi ve Kültür Merkezi

Pazartesi, Aralık 22, 2014

Sihir nereye gitti?

Daha önce Susanna Clarke'ın Jonathan Strange ve Mr. Norrell kitabının dizi olarak çekilmekte olduğu paylaşmıştık. Geçen süre zarfında dizinin ilk görüntüleri, kısa da olsa, ortaya çıktı. Bu kısa görüntüde İngiltere'de sihirin artık neden çalışmadığı konusundaki endişeli beyefendilere Bay Norrell bu konudaki yeteneklerini açıklıyor. Hemen aşağıda.

Cumartesi, Şubat 22, 2014

Ejderhamızrağı ve nostalji

Geçenlerde nette dolaşırken Lauren Davis’in Ejderhamızrağı/Dragonlance ile ilgili yazısına denk geldim. Nostalji oldu. Eski günleri hatırladım. Hitit Güneşi’ni takip edenler, podcastleri dinleyenler bilirler, bu tayfanın cümlesinin Zindanlar ve Ejderhalar başta olmak üzere rol yapma oyunları geçmişi var. Bir kısmımız artık o dönemden utansa da var. Ben bıraklı yıllar oldu. Halen eş dost ile haydi oynat, oynayalım, üşenmeyelim uluslararası internetten oynayalım, oyun yazsana konuşmaları devam ediyor. Eski zor, vaktim yok, olmaz diye cevap verirken, artık cevap bile vermiyorum J.

Ejderhamızrağı seksenli yılların başında meşur ve merhum TSR firması tarafından oyun ve yanı sıra romanlar ile çıkartılmış bir rol yapma oyun evreni. İlk adımını Laura ve Tracy Hickman çifti atarken daha sonra TSR Tracy Hickman ile Margaret Weis ile ortak edip, yıllar süren verimli bir ikili yaratır. İkili pek çok oyun ve hikayenin bel kemiğini oluşturan kitapları yazarlar.

Perşembe, Ocak 02, 2014

Kung Fury! Eklektik B-Kalite Film



Kickstarter
projelerine abuk sabuk şeyler var diye, bir kere bakıp bir daha incelemediyseniz, Kung Fury'yi kaçırmış olabilirsiniz.

Hani, B-Kalite, video dönemi filmlerinden ne beklenebilir ki? Şayet "kötü" filmlerin meftunuysanız, aklı, mantığı zorlayacak senaryolar...

Kung Fury'nin tanıtım filmi, beklenmedikleri de zorluyor. Filme dair hiçbir ek açıklama olmaksızın aşağıdaki linke tıklamanızı, bizi de yorumlarınızdan mahrum bırakmamanızı bekliyoruz:

http://www.youtube.com/watch?v=72RqpItxd8M


Kısa proje bilgisi: Filmin yarım saatini ücretsiz göstermek için koydukları hedef olan 200000$'ı çoktan aşmışlar. Filmi eksiksiz bir film yapmak için gerekli 1.000.000$'a ise birazcık yol var (600.000$ ve 21 gün).

Pazartesi, Eylül 23, 2013

BKF ve Yanlızlık

Türkçe Bilimkurgu ve Fantastik blogunda geçen hafta Gökçe Ay güzel bir yazı yayınladı. Kendisi uzun zamandır bu harika blogu devam ettirdiği gibi öyküler yazıyor ve telifli bir öykü dergi çıkartmak için uğraşıyor. Gökçe yazısında, gençlik yıllarında bizler gibi yoğun olarak bilim kurgu, fantastik ve türevleri ile ilgilenen ancak yıllar içerisinde çeşitli nedenler ile birbirinden kopan, bu zevkini diğerleri paylaşamayanları bir araya getirmek için fikirleri topluyor. Lütfen aklına gelen her şeyi kendisine iletin. BKF ve alt tüleri, yan türleri, benzerleri gerçekten de çok az bir kesim tarafından takip ediliyor ve paylaşılıyor. Lütfen sizler gibi düşünenleri bir araya getirmek için fikirlerinizi hiç çekinmeden gönderin.

"Bugün sizlerden bir ricam var. Gelin BKF seven ancak ister mecburi hizmet ya da herhangi bir sebeple Türkiye’nin ya da dünyanın dört bir yanına dağılmışlar için bir şeyler yapalım. Fikirlerinizi yazın. Yeni bir site mi yapmalı, yoksa Facebook’da, Google+’da veya Goodreads’de grup mu kurmalı veya toplantı/lar mı düzenlemeli? Yoksa bu insanları kendi haline bırakmak mı gerekli? Hobimiz yaşlandıkça terk edilen bir beğeni mi? Lütfen yorumlarda fikirlerinizi paylaşın.


Bu yazıyı ilgisini çekebilecek herkese ulaştırın. Hobimizi paylaşanlar için bir şey yapalım."

Çarşamba, Eylül 18, 2013

Hayatımızı mahvedenler, Son

Görünen o ki küçükken seyrettiğimiz pek çok dizi ve film bizi kötü şekilde etkilemiş. Yazmadan önce bir liste çıkarttım. İsimler uzadı gitti. En son bu altı tanesini yazıyorum ama dediğim gibi kesin atladıklarım, unuttuklarım vardır. Artık onları da sizler eklersiniz.

Cumartesi, Eylül 14, 2013

Hayatımızı mahvedenler 1


Geçen gün kamunun görsel yayınlarından sorumlu bürokratiğinin çizgi filmler hakkındaki açıklamalarını okudum. Kendisinin pedagoji, psikolji ya da ilgili herhangi bir bilim dalındaki birikimini bilmiyorum. Ancak gözüken o ki kendisi büyük bir havuz probleminden ibaret. Açık musluk sayısı birikime izin vermediği gibi cereyan da yapıyor. Özetle bu bürokratik kişisi şunu söylemiş: çizgi filmlerde olağan üstü, doğa üstü, kurgusal ögeler var, bunlar çocuklar için tehlikeli. Başta dediğim gibi herhangi bir sayısal veri içeren çalışma varmış gibi durmuyor. Bu kişinin, bir tür sıvı içerisinde hareket eden çeşitli gri tek hücreli organizmaların arasında atlayan minik kıvılcımlardan ibaret haznesinde oluşan akımın yeterli olmaması çok doğal. Derdim kişilerin kendi küçük dünyaları ve havuzları ile yaptıkları büyük genellemeleri eleştirmek değil. Zaten bir noktadan sonra kendilerini imha edeceklerdir. Misal daha önce aynı kurum tarafından hazırlatılmış olan masal ve efsaneler ile ilgili çizgi filmleri ne yapacaklarını merak ediyorum. Aklımdaki cevapları sizler ile paylaşmanın genel ahlaka uyacağından şüpheliyim

Velhasıl bu açıklamalar bir süredir kafamda olanları yazmama vesile oldu. Son yaptığımız podcastlerin birinde olsa gerek, bizi bu hale getiren etkenlerden kısa da olsa dem vurmuştuk. O zamandan beri aklımda bürokratiğin ifadesi ile “hayal ürünü varlıklar, uçanlar, kaçanlar, uzaylılar, doğaüstü yaratıklar” ihtiva eden hangi görseller bizim neslin değerli fertlerini yoldan çıkarttığını düşünüyorum.

Aklıma gelenleri aşağıda sıralayacağım. Hatırladıklarımı sıraladım. Muhtemelen belirli detayları da atmış olacağım. Eksik gediği düzeltirsiniz. Liste biraz uzun olduğu için birkaç bölümde yazacağım.


Perşembe, Ağustos 01, 2013

Türkçe Edebiyatin Hayalperest Çocuğu: Bilimkurgu Ve Fantastik Edebiyat


Mimar Sinan Güzel Sanatlar ve Yıldız Teknik Üniversitelerinin Türk Dili ve Edebiyatı Bölümleri Kasım ayında ortaklaşa Bilimkurgu ve Fantastik Edebiyat Sempozyumu düzenleyeceklerini açıkladılar. Geçen sene “Edebiyatın Üvey Evladı: Polisye” adı ile başka bir sempozyum düzenlemişlerdi. Sempozyun 14-15 Kasım günlerinde Yıldız Teknik Üniveritesi Yıldız Kampüsünde gerçekleşecek.

Sempoyzumda Bilim Kurgu, Fantastik ve sınırları, Bilim Kurgu, Fantastik ve yayın piyasası, Bilim Kurgu, Fantastik ve politika, Bilim Kurgu, Fantastik ve tarih, Bilim Kurgu, Fantastik ve toplumsal cinsiyet, Bilim Kurgu, Fantastik ve tercüme, Bilim Kurgu, Fantastik ve görsel kültür ile Bilim Kurgu, Fantastik ve geleneksel edebiyat başlıkları konuşulacak. 30 Eylül’e kadar düzenleme kurulu katılmak isteyenlerin sunum özetlerini bekliyor.

Sempozyum düzenleme kurulunda Seval Şahin, Sezai Coşkun, Didem Ardalı Büyükarman, Banu Öztürk, Tülin Ural, Nebahat Yusoğlu, İpek Şahbenderoğlu ve Sibel Işık. Kurulun sempozyum ile yayınladığı tanıtım metni aşağıdadır.

Perşembe, Mayıs 02, 2013

Bilimkurgu ve Fantezi Edebiyatı Çevirilerinde Dini Ögeler.



25 Nisan 2013 tarihinde, İzmir Çeviri Öğrencileri Platformu'nun düzenlediği, Yaşar Üniversitesi'nde gerçekleşen "Fantastik Eserlerin Çevirisi" konulu panele, Züleyha Çetiner Öktem ve Funda Civelekoğlu ile beraber konuşmacı olarak katılma şansı buldum. Paneli düzenleyen İzmir Çeviri Öğrencileri Platformu'na, Yaşar Üniversitesi'ne teşekkür ediyorum.
Züleyha Çetiner Öktem, fantezi/fantazya/fantastik kavramlarını masaya yatırarak dinleyiciler açısından çok yararlı bir kavramsal giriş hazırladı. Funda Civelekoğlu da çevirmenlerin fantastik eserlerin çevirisinde karşılaştığı gerçek sorunları (çevirmen hakları, telif sorunları, yayınevi - çevirmen ilişkileri) masaya yatırdı. Ben de tecrübe ettiğim kadarıyla uygulamada bilim kurgu ve fantezi edebiyatındaki belli bir unsurun, dinin çevirisinde karşılaştığım sorunları nasıl çözmeye gayret ettiğimi, bir yandan da din üzerine kendi bakış açımı çevirdiğim metinde nasıl yansıttığımı göstermeye çalıştım.
Hitit Güneşi okuyucularının da yararlanabileceği, eleştirebileceği düşüncesi ile konuşmamı bu yazının devamında paylaşıyorum.

Çarşamba, Şubat 27, 2013

Knights of Badassdom


Knights of Badassdom bir grup nerdün bir şekilde başka bir boyuta erişip fantezilerini dünyaya taşımalarını anlatan bir film. Fantezileri dediysem gerçek hayatta Zindanlar ve Ejderhaları yaşamak için toplanan, giyinen ve karşılıklı savaşan bu insanlar bir şekilde gerçekten büyü yaparak, olmaması gereken varlıkları dünyamıza taşıyorlar. Filmin kadrosu bir hayli sıkı. Taht Oyunlarından Peter Dinklage, True Blood'dan Ryan Kwaten, komedyen Steve Zahn ile Danny Pudi ve  Firefly'dan Summer Glau. Gayet geyik ve komik bir film gibi duruyor. Ancak daha önce 2012'de vizyona gireceği söylenen filmi ne zaman izleyebileceğimiz meçhul. Aşağıda görüntüleri var.

Pazar, Şubat 24, 2013

Wobbit, Bir bankacıdan olağanüstü bir kitap


Tolkien Oxford'da ders veren tarih profesörü idi. 1. Dünya Savaşına katıldı. Yıllar boyunca yazdı. Peki Tolkien günümüzde yaşayan ve işsiz kalmış bir bankacı olsaydı. ne olurdu? (Banakcı mı dedin? Pek tanıdık geldi :) ) Paul A. Erickson bunu üzerine Wobbit'i yazmış. 


Wobbit'te başarısız Bulbo tam 13 adet bankere katılıyor. Tabi ki bu bankerler cüce. Amaçları mevduatlarını ve mudilerini çalan kötü ejderhayı alt etmek. Yanlarında ise kötü şöhretli Dangalf var. Hep beraber maceraya atılıyorlar. Bulbo bu macera sırasında geniş bir perspektiften bakma ve kalıpların dışına çıkma yeteneğini geliştirerek başarılı oluyor.

Erickson'un kitabı Türkiye'de Algan Sezgintüredi'nin çevirisi çıktı. Türkçesini de İngilizcesini de edinmeniz mümkün. Aşağıda Bulbo'nun Gol-Gol ile giriştiği bilmece oyunu var.

http://kitap.radikal.com.tr/Makale/beklenmedik-bir-hobbit-parodisi-351169
http://www.amazon.com/Wobbit-Parody-Tolkiens-Hobbit-There/dp/1468010204/ref=sr_1_2?s=books&ie=UTF8&qid=1355960616&sr=1-2&keywords=wobbit


Cumartesi, Ocak 19, 2013

Taht Oyunlarının yeni kitabından bir bölüm!


G.R.R. Martin Taht Oyunları serisinin yeni kitabı Winds of Winter/Kış Rüzgarları yazıyor. Bana göre biraz yavaşa yazıyor ama sabır bir erdemdir diyerek beklememiz gerekiyor.  Bu sırada Martin kitabın bir bölümünü sitesinden paylaştı. Dorne'lu Arianne ile bölümü aşağıdaki bağlantıdan okuyabilirsiniz. Yeni kitabı bekleyenlerin ağzına bir miktar bal sürecektir. Kitabın Mayıs 2013'de çıkması bekleniyor.

http://www.georgerrmartin.com/if-sample.html

http://io9.com/5974512/grrm-has-a-new-winds-of-winter-preview-chapter-up

Çarşamba, Ocak 16, 2013

Altmışikiden tavşan, astroitten uzay istasyonu

Bir habere göre bir takım NASA tayfası bir asteroidi yakalayarak uzay istasyonuna çevirmek istiyor.

Gel gel geeel... Yavaşşş... Duuuur...
Tamam, takozlar nerde abi
Eh... Güzel haber de NASA'nın MBA yapmış grubundan gelmiş olsa gerek, işin içinde pek bir mühendis olmadığı kesin.

Bu tarz 'reklam' projelerin büyük kısmı pek ciddi yapılmıyor. Zaten gerçekleşmesi zor olduğundan daha çok NASA'yı güzel bir gözle tanıtmaya ve bütçe dönemlerinde Amerikan Kongre'sinden para dilenmeye yarıyor.

Mesela...