film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe, Nisan 11, 2019

Yine mi Akira?

Son dönemde elindeki malzemeyi tüketen Holywood yeniden çekimlere, fantezi, bilim kurgu kitaplarına, Avrupa sinemasına, uzak doğu sinemasına, çizgi romanlara ve bilgisayar oyunlarına sardırdı. Ama yaratıcılık giderek tükenirken gişedeki mangır beklentisi ise büyürken sıra sonunda anime ve mangalara geldi. Ne yazık ki yukarıda saydığım pek çok kopya sadece aslını yüceltti. Yani çöp değerli para kayıpları oldu. İlk başta aklıma gelenler Battlefield Earth gibi oyunlar, Dragonball ve Ghost in the Shell gibi anime/mangalar, Dark Tower gibi romanlar, The Sound of Thunder bu uğurda telef olan nice yiğitlerden bazıları. 

Çarşamba, Mart 27, 2019

Tolkien'in Filmi Geliyor

Fantezi edebiyatının en büyük ismi J.R.R. Tolkien ile ilgili bir film 10 Mayıs'ta gösterime giriyor. Yazarın gençlik yıllarını, okul hayatını, Birinci Dünya Savaşını ve Yüzüklerin Efendisini yazmasına ilham veren tecrübelerini anlatıyor. Özellikle de okul yıllarındaki arkadaşları ile oluşturduğu bağı ve bunun öykülerindeki yeri var.

Filmde Tolkien'i Mad Max ve X-Men'de oynanan Nicholas Hoult oynuyor. Lily Collins ise karısını canlandırıyor. Dome Karukoski'nin yönettiği filmde Colm Meaney, Anthony Boyle, Patrick Gibson, Tom Glynn-Carney, Craig Roberts, Laura Donnelly, Genevieve O’Reilly, Pam Ferris, ve Derek Jacobi oynar ki hiçbirinin kim olduğu hakkında en ufak fikrim bile yok :)

Cumartesi, Ocak 19, 2019

Venom, Çizgi Roman Nere Film Nere

Geçenlerde en son Venom filmini seyrettim. İnternette okuduklarıma göre pek sevilmiş. Ne yalan söyleyeyim pek beğenmedim. Bir Örümcek Adam filminden çok Venom karakterinden esinlenmiş ama bağımsız ve başarısız bir, yine idare eder aksiyon sahneleri olan bir film gibi geldi bana. 

Pazar, Aralık 30, 2018

Seksenler geri dönüyor: Commando Ninja!

https://static1.squarespace.com/static/51b3dc8ee4b051b96ceb10de/t/5c23187c4d7a9c6cf88880df/1545803904214/?format=2500w
Kan revan, işte Vietnam
Seksenler sadece şalvar pantolonlar, uzun enseler, vatkalar, abartılı saçlar, renkli makyajlar, beta vhs çekişmesi, vidoe kaset kiralamak ve kafa ayarından ibaret değil. Pek lezüzatlı filmleri unutmamak gerekiyor.  Filmlerde maço polisler, zor durumda, tercihen sarışın, hanımlar, gösterişli konuşmalar, manasız silah tutuş tarzları ve pek çok diğer detay da olsa o filmlerin tamakta bıraktığı değişik bir tat vardı. Sanırım bu giriş ile yaşımı da ele veriyorum. Neyse rakamlar ortada saklayacak bir şey yok. 



Lafı fazla uzatmadan konuya gelmek gerekirse son yıllarda b tipi dönem filmleri giderek daha çok ilgi çekiyor. Kung Fury 2015 yılında yayınlanmıştı. Akabinde Turbo Kid çıkmıştı. Onların izinden giden bir film daha geldi. Commando Ninja!

Cuma, Ağustos 31, 2018

Valerian - Bin Gezegen İmparatorluğu

Bazen bekleriz, bekleriz, bekleriz. Hayaller kurarız. Kendimizi hazırlarız, pompalarız. Yüksek beklentiler yaratırız. Heves yaparız, arkadaşlar arasında konuşur, nasıl istediğimizi anlatırız, birkaç resimden nasıl olacağını hayalleriz, hayal gücümüzün bizi götürdüğü yerlere gideriz.

Ondan sonra gelir önümüze esas eser. Şanlı Edessa’da künefe yemekten tut, yeni bir Yıldız Savaşları filmine kadar, önümüze sunulan hayallerini kurduğumuzun bir gölgesidir ancak. Bir tadına bakarız, ama aklımızın bir köşesinde hep bizim umduğumuz vardır. Elimizdeki hiç de vasat olmasa da, ortalamanın üstünde olsa da, biz bir şaheser beklerken elimizde ancak ‘iyi’ bir şey vardır… Bunun verdiği acı, o kadar hakkında konuştuğumuz arkadaşlarımızdan utanmamız, kendimize kızgınlığımız, hepsi birden ‘ne bu yaaaa’ sorusuna dönüşür. Oysa ki sorun önümüzdeki değil, hayallerini kurarken çok yüksek çıtaları geren bizlerdir. Çıta alçakta olsa hop, üstünden atlardık ancak boyumuzun çok üstündeki bir çıtanın değil üstüne çıkmak, altından bile zor zıplayınca tad iyice kaçar…

Valerian & Laurelline orjinal sahneleri...

Pazar, Kasım 08, 2015

Vee sonunda: Warcraft

Warcraft uzun yıllar çeşitli şekillerde oynadığım, en sağlam bilgisayar oyunlarından biri. Blizzard'ın oyun yapma konusundaki başarısının en önemli kısımlarından biri de yarattıkları dünyalar, karakterler ve öyküler. Bu nedenle Moon'un yönetmeni Duncan Jones'un bu oyunun filmini çekeceğini duyduğumda bir hayli heyecanlanmıştım. Uzun süredir filmden az az haberler çıkıyordu. Biraz ipucu, biraz resim, biraz söylenti. En sonunda bu hafta beklediğim oldu ve filmin ilk tanıtım görüntüleri yayınlandı. 

Hep huysuz çıktığım için bu sefer fazla bir şey yazmayacağım. En azından biraz daha bekleyeceğim. (Olumsuz sayılabilecek bir görüş ve olumlu sayılacak bir görüş de burada.) Aşağıda görüntüler var. İzleyip siz karar verin. Bu arada kimdir bunlar ya da neresi burası felan derseniz io9 görüntüler için detaylı bir açıklama yapmış. Buradan okuyabilirsiniz.

Çarşamba, Haziran 17, 2015

Robotech hayata geçiyor

Robotech ya da Macross Saga buradan çok yazdık çizdik sevdiğimiz, çocukluğumuzda bizi derinden etkileyen bir anime serisi. (Uzun not: Aslında üç ayrı animenin Amerika pazarına sürülmek üzere birleştirilmesi olayını atlıyorum. Benim için Robotech ve Macross aynı kavramlar. Ucuna eklenen iki saçma ve ayrı animeyi yok sayıyorum. Bu yüzden lütfen aslında isim şöyle olacaktı böyle olacaktı muhabbetlerini bir kenara bırakınız.)

Perşembe, Haziran 11, 2015

Marsın içinden misin?


Marslı/The Martian Andy Weir'in 2011 yılında bir başına çıkarttığı romanı. Açıkcası internette çok denk geldim ismine ama bir kez bile okumaya niyetlenmemiştim. Ta ki geçenlerde Ridley Scott tarafından çekilen filminin görüntülerine denk gelene kadar. İtiraf etmeliyim ki hatti zatında ilgimi çekti. Hem filmin görüntüleri hem de kitabın konusu.

Salı, Mayıs 12, 2015

Çılgın Maks'i ne kadar biliyorsunuz?

Vault'tan taze çıkmış ;)
Bu hafta sonu merakla beklediğimiz Mad Max serisinin yeni filmi gösterime girecek. Ben ne yazık ki ilerleyen tarihlerde izleyebileceğim. Film yaklaşırken haberler, resimler ve yorumlar havada uçuşuyor. io9 bu konuda bildiğiniz ama muhtemelen bilmediğiniz 12 noktayı toparlamış. Misal Mel Gibson'un bu filme seçilmesinde etkeni ya da Burgess'in seriye etkisini bu videodan öğrenebilirsiniz. Ancak görüntülerin dışında io9'da daha detaylı yazıda film serisi hakkında daha fazla bilgi öğrenebilirsiniz. 

Çarşamba, Nisan 29, 2015

Çılgın Max geliyor

Trafik akıcı yoğun
Mad Max'in yeniden çekilmesi hususunda bulunan şüphelerim tanıtım görüntülerini izledikten sonra büyük ölçüde dağıldı. Film toplamda nasıl bir hikaye anlatacak, tüm gördüklerimizi nasık toparlayacaklar bilmiyorum ama bildiğim bir şey var ise o da görüntülerin hatti zatında gaza getirici ve heyecan dolu olduğu. Film için hazırlanan son tanıtım bugün yayılandı. Diğerleri gibi lezuzatlı. Ölmek için ne kadar da güzel bir gün. 15 Mayıs'ta.

Salı, Nisan 28, 2015

Yeni Joker Jared Leto

Joker rahmetli Heath Ledger'ın sinemadaki yorumu ile zirve yapmıştı. Sakinliği, çapraşık planları, acımasızlığı, deliliğinin bize gösterdiği farklı tarafları ve tabi ki Ledger'ın oyunculuğu ile yarattığı unutulmaz mimikleri efsanevi idi. Ne yazık ki kendisinin ölümü ile benzer bir Joker yorumundan mahrum kalacağız. Yeni Batman filminde zaten farklı kötüler olacak. Üşenmez isem ilk fısratta onun hakkında da bir iki satır yazacağım.

Merhum oyuncudan sonra yeni çekilmekte olan David Ayer'in (Fury, End of Watch) Sucide Squad filmi için nurtopu gibi bir Jokerimiz oldu. Daha önce Jared Leto'nun açıklanmıştı ama ne tür bir iş çıkartacağı merak ediliyordu. Geçenlerde Ayer twitterdan Leto'nun Joker'ini bizlerle paylaştı. Aşağıda gördüğünüz resim de ahananda bu resim.

Resim üzerinden çeşitli yorumlar yapmak mümkün. Açıkcası Ledger'ın tarzından çok farklı ki zaten benzer bir şey olması beklenemezdi. Zaten Sucide Squad çizgi romanındaki Joker de Dark Knight serisinden farklı. Sanırım yeni filmde Joker çılgın ve deli tarafını daha çok göreceğiz. Açıkcası resim çok da bir şey ifade etmedi bana ancak Leto'nun Dallas Buyers Club'taki oyunculuk performasını göz önünde bulundurursak oyunculuğu görmeden karar vermemek gerekiyor. Muhtemelen izlemek çok daha farklı olacak. 

Bu arada Joker yıllar içerisindeki değişimini görmek isterseniz io9'ın bu yazısı oldukça ilginç ve bilgilendirici.


 

Perşembe, Nisan 09, 2015

Kızıl Tepe

Guillermo del Toro'yu Deliliğin Dağlarında'yı çekmese de severim. Çekse daha çok sevecektim. Pasific Rim'i hatırlamak istemiyorum. Hiç bahsetmeyeceğim. Toro'nun yeni filmi, Kızıl Tepe/Crimson Peak Ekim ayında vizyona girecek. Bu sefer yönetmen gotik bir korku filmi çekmiş. Bir hayli de etkileyici duruyor. Filmde bir hayli tanıdık yüz var. Tom Hiddleston, (Thor, Avengers) Mia Wasikowska, (Alice in Wonderland)  Jessica Chastain, (Interstellar ama hatırlamıyorum) ve Charlie Hunnam. (Sons of Anarchy ve yeni King Arthur) 

Filmin ilk görüntüleri tekinsiz bir köşkte yaşanan ürpertici olayları gösteriyor. Hiddleston'ın karakteri rahatsız edici olmuş. Gerilimli ve dehşetli bir film bizi bekliyor gibi. Toro ilk çektiği yetişkin filmi olduğunu ifade etmiş. Bakalım ne kadar ürpereceğiz. Görüntüler aşağıda. Siz karar verin.

Cuma, Nisan 03, 2015

Interstellar - Honest Trailer

Interstellar'ı çoğumuz seyretmişizdir. Çoğumuzda farklı duygular uyandırdığını düşündüğüm bir film. Daha podcastte de Hakan ile üzerine biraz konuşmuştuk. Bilimsel olarak ne kadar doğruları içerse de nedense benim çok hoşuma gitmemişti.  Belki öykü ilgimi çekmediğinden, belki anlatımı abartılı bulduğumdan. Ya da basitçe huysuz olduğumdan da olabilir. Neyse benim düşündüklerimden çok Honest Trailer serisinde film için söylenenler daha önemli şu anda. Aşağıda izleyebilirsiniz. Sanırım Contact'i ve Event Horizon'ı daha çok sevdiğim için bu filme ısınamadım :)

Çarşamba, Nisan 01, 2015

Mad Max'e geri sayım

Mad Max eskininbeni etkileyen filmlerindendir. Belki de Fallout'u gördüğümde aklımın çıkmasının, Borderlands serisini nefessiz oynamamın nedeni onlarda felaket sonrası ortamından başka Mad Max'deki vahşiliği, vahşeti, kendine has tiplemeleri görmem olmuştur. Mad Max üçlemeye ulaştıktan sonra zirvede bıraktı. Sanırım da iyi yaptı. Şimdi yeni film çekildi ve Mayıs ayında gösterime girecek. İlk başta pek umutlu değildim. Ama gördüğüm her resim, seyrettiğim her tanıtım beni ayrı iştahlandırdı. En son bugün denk geldiğim, aşağıdaki görüntüler ise iyice iştahımı kabarttı, gaza getirdi. Umarım film geldiğinde hayal kırıklığına uğramam. Mayıs 15'e az kaldı. 

Not: Tanıtımın başında koşanlar acayip Borderlands'teki tiplere benziyor, bayıldım.

Perşembe, Mart 26, 2015

Piksel deyip geçme, düşün altında yatan kodu

Bizim yaş grubumuzdakiler gayet iyi hatırlayacaklardır Atari, Commodore 64, Amstrad ve benzerlerindeki oyunları. İlk gördüğümde aklımı alan oyunlar sonucunda bugünkü ruh halime kavuştuğumu belirtebilirim. Daha detay bilgiyi doktorlardan almakta fayda var tabii. Bahsettiğim oyunlar Pac-Man, Donkey Kong, Arcanoid, Frogger, Tetris ve nice diğeri. Bu oyunlar bir nesliğin dimağına işlediler.

Patrick Jean bu oyunlardan ilham alarak 2010 yılında Pixels adlı bir kısa film çekmiş. Aşağıda görüntüleri var. Burada eski oyunlar hayat bulup New York'u işgal ediyorlar. Fikir güzel fakat görüntüler daha güzel. Bu yıl Jean'in bu fikir ve filminden yola çıkarak Chris Columbus (Home Alone, Gremlins ve bir miktar Harry Potter) film çekmiş. Onun da tanıtım görüntüleri aşağıda. Filmin kadrosu da bir hayli kallavi. Adam Sandler, Kevin James ve Peter Dinklage oynuyor. Hoş Sandler bende ciddi bir şekilde kabak tadı yaratıyor ama elin ecnebisi bayılıyor. Filmde Seksenlerde uzaya gönderilen bilgiler içierisinde olan bilgisayar ve video oyunlarını yanlış anlayan uzaylıların bilgisayar oyunu suretinde dünyayı işgali var. Açıkcası kısa film filmin görüntülerinden daha lezzetli ve doyurucu. Film açısından pek umutlu olmasam da pikselleri görmek eğlenceli idi. Bir de filmde Pac-Man yaratıcısı Toru Iwatani'nin yüzleşme sahnesi güzel olmuş. Görüntüler aşağıda siz karar verin. Film Temmuz'da gösterime girecek.

Salı, Mart 24, 2015

Vurun devlere

Bu hafta animeler ile gidiyoruz gibi gözüküyor. Ben izlemedim ama Attack on Titan son dönemlerde ismini çok duyduğum bir anime. Seveni de çok gibi. Japonlar son olarak bu animenin iki adet filmi çektiler. Filmler Ağustos ve Eylül'de gösterime girecekmiş. Bu arada animenin konusu okuduğum kadar anlatayım. İnsanlık çok eski bir tarihte devlerin/titanlaran korunmak için muazzam yüksekliklere ulaşan duvarlar inşa edip  ardında saklanarak yaşamaya çalışırlar. Esas oğlan Eren ise bulabildiği tüm devleri öldürmeye yeminli bir gençtir. Nerede, nasıl öldürüyor diyorsanız. Oturup izleyin o kadar bilmiyorum. Ama bugünden sonra bir iki bölümünü indirip izlemeyi düşünüyorum. İlginç duruyor. Aşağıda hem anime hem de filmin tanıtımları var. Çizgiden CGI'ya geçiş nasıl olmuş siz karar verin.

Cumartesi, Mart 21, 2015

"Hayvanlar benim dostumdur, ben dostlarımı yemem"


Yazımın başlığı olan bu bilindik sözler ünlü İngiliz düşünür ve yazar George Bernard Shaw’a ait. Sağlık sorunlarından ötürü neredeyse iki haftadır et ve diğer hayvani ürünleri yemiyorum. Hayatı boyunca eti seven ve haddinden fazla tüketen  ama her yiyişinde  biraz vicdan azabı duyan bir kişi olarak hayvani gıdalar olmadan yaşamanın dayanılmaz bir şey olmadığını, insanın  bunu rahatlıkla becerebildiğini gördüm. O zaman “neden bir ay sonra perhizim bittiğinde de vegan beslenme biçimime devam etmeyeyim ki” diye düşündüm ve bu nedenle birkaç gündür veganizm hakkındaki araştırmalarımı derinleştirmeye başladım. Diğer canlılara işkence ederek  dünyayı huzurlu bir yer haline getiremeyeceğimiz aşikar. Sürekli şikayet edip durmaktansa  sanırım her bir bireyin önce kendi kapısının önünü temizlemeye başlayarak  tutarlı bir yaşam biçimini benimsemesi  gerekiyor. Umarım  başarılı olur ve hayatımı bir vegan olarak sürdürebilirim. Youtube'da bulduğum bir PETA animasyonunu  ve Paul McCartney'e ait "Glass Walls" isimli bir videoyu da sizlerle paylaşmak istiyorum. Ayrıca aşağıda ünlü birkaç vegana ait özdeyişleri de bulabilirsiniz. Tüm bu sözler arasına beni en çok etkileyen sanırım Moby'e ait olan sözler. "Bir hayvanın gözlerinin içine bakıp şöyle diyebilir misiniz: Benim iştahım senin ıstırap çekmenden daha önemli!"

Salı, Mart 10, 2015

Hint işi Terminator ya da başka bir . . . şey!

Hakan bu seneki Picocon'da bir Hint bilim kurgu filmine denk gelmiş. Aslında bu karşılaşmanın ne kadar hayırlı olduğu konusunda ciddi şüphelerim var. Enthiran adlı film robot gibi bir şeyi anlatıyor ama kelimeler bu görüntüler karşısında kifayetsiz kalıyor. Aşağıda filmin bir parçası var. Daha aşağıda filmin tamamını, tabi ki dayanabilirseniz, izleyebilirsiniz. Kolay gelsin.



Pazartesi, Mart 09, 2015

Olamamış Akira filmi üzerine

Daha önce pek sevdiğimiz, içselleştirdiğimiz, evladımız bildiğimiz, bağnazca koruduğumuz manga ve anime Akira'nın Holywood tarafından filme uyarlama girişimlerini dehşet ile izledik. Bir iki kere ertelenmesi, iptal edilmesi yüreğimize su serpse de bu iş bir şekilde olabilecek gibi. Ne yazık ki Hitit Güneşindekilerin genel kanısı film çekilirken gişe kaygısı ve Amerikan rüyasına uydurulması işlemi sonucunda ortaya saçma sapan, aslı ile alakası olmayacak bir Akira ortaya çıkması. (Bkz. Dragon Ball) Pek çok konuda huysuz, tutucu ve bağnaz olabilirim ama Amerikan sinema endüstrisinin orjinal eserlerin içine edebilme potansiyelini kimse yadsıyamaz, inkar edemez. Edeni de Hakan'a veririm.