Joss Whedon sevdiğimiz, saydığımız, eserlerini ilgi ile takip ettiğimiz insanlardan. Pek çok dizisi damağımızda lezzetli bir tat bırakmıştı. Whedon'ın yarattığı öyküler ve kahramanlar çoğu zaman sıra dışı ve etkileyici oluyor. Benim de katıldığım üzere Whedon'un yarattığı pek çok etkileyici kadın karakter var. Hatta her ne kadar seyretmesem de Buffy bunun en büyük örneklerinden. Geçenlerde ( çok eskide demek daha mümkün, onca zamandan sonra anca yazabiliyorum) yaptığı bir konuşmada kadın erkek eşitliği ve yazmış olduğu kadın karakterler konusundaki yorumu takdire şayan. Whedon kısaca iki şey söylüyor. İlki eşitlik kavramının peşinden koştuğumuz, olması için uğraştığımız bir kavram olmasından çok, hayatın bir gerçeği, parçası olması gerektiğini söylüyor. İkincisi olarak ona neden Güçlü Kadınlar hakkında yazdığı sorusuna verdiği cevap ise çünkü halen sormaya devam ediyorsunuz. Dünya Kadınlar Gününüz kutlu olsun.
Kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cumartesi, Mart 08, 2014
Perşembe, Mart 21, 2013
Yeşil devin günlüğü, rujun dokunuşu
Marvel kadın okuyucuların kalbine giden yolu bulmuş gibi. Daha doğrusu kadın okuyucuları bilmem de para dibine vurmanın yolunu bulmuş gibi. Son habere Marvel süper kahramanlarının romanlarını çıkartmaya hazırlanıyor. İlk kurbanlar ise She-Hulk ve Rouge. Kitaplar kahramanların aşk hayatlarına odaklanırken onları iç dünyalarını anlatacakmış. Yani bildiğiniz pembe dizi. She-Hulk için yeşil olabilir.
Hep söylediğim gibi Marvel ya da DC hayranı değilim ama çizgi romanların bu şekilde, tamamen duygusal nedenlerle, kitaplaştırıp para kazanılmaya çalışılması bana göre çok ayıp.
bizim karşı çıktığımız, veyahut haz etmediğimiz genel eğilim kadın kahramanların giderek erkekleştirilerek anlatılmasıdır. En basit örneği olan Terminator'daki Sarah Connor'ın değişimi gibi. (Tacer'in yazısını bir türlü bulamadım) Böylesi bir anlatım tarzını eleştirirken anlatmak istediğimiz farklı bir bakış açısının olması gerektiği idi. Daha eşitlikçi ya da daha kadınsı. Ancak kadınsı derken de pembe dizilerden kopuk gelmiş sahnelerle bezeli kitapları kastetmemiştim.
Bana göre buradaki sorun Marvel'ın bariz ticari kaygılar içerisinde yeni bir yönteme yönelmesi. Dişi Hulk'un kitabını yazan Marta Acosta'nın daha önce yazdığı kitapları "Adult Fiction" olarak sınıflandırılıyor. Kitapları Dracula ve aşkı anlatıyor. en azından benim anladığım öyle. Yanlışım var ise düzeltirsiniz. Diğer roman "Rouge Touché'ın yazarı Christine Woodward ya da diğer adı ile Nina de Gramont Acosta kadar olmasa da çok farklı değil.
Seçilen yazarların yazma tarzı ve tercihi belli. Bu noktada ortaya çıkacak kitabın nasıl bir "ürün" olacağı da belli. Yiğit'in tabiri ile "markette tuvalet kağıtlarının sağında, deterjanların solunda."
Sonuç olarak anlatmaya çalıştığım çizgi romanlardan pembe dizi olmasın gibi bir söylem değil. Tabi ki olmasa benim için daha iyidir ama Marvel'ın para kazanmak için böyle bir çalışma yapması çizgi romanın ruhuna ters geliyor. Kitaba taşınması için tercih dilen tarz bu mu olmalıydı?
Çarşamba, Temmuz 25, 2012
Sally Ride, (1951-2012)
Uzaya giden ilk Amerikalı astronot Sally Ride dün 61 yaşında vefat etti. Ride 1983 yılında Challenger uzay mekiği ile uzaya çıkmıştı. Uzaya giden ilk kadın ise Sovyetler Birliğinden Valentina Tereshkova idi. Tereshkova uzaya gittiğinde yıllar 1963'ü gösteriyordu.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)