Cuma, Kasım 22, 2013

Haftanın Resmi

Ne yazık ki Futurama'ya gerekli ilgiyi gösteremiyorum. Daha çok izlenmesi gereken bir çizgi dizi. Bu arada Boulet Bender'i Laputa'nın tam ortasına koymuş. Laputa'nın milli içeceği de ayrandır. Şerefine!


io9'dan

Yaşasın kötülük!

Todrick Hall adlı bir kişi bir miktar dansçı, oyuncu ve şarkıcıyı bir araya getirip Disney'in kötü karakterlerinden Chicago müzikalinin Cell Block Tango adlı şarkısını Spell Block Tango olarak uyarlamış. Kimler yok ki? Küçük Denizkızı'ndan Ursula, 101 Dalmaçyalı'dan Cruella De Vil, Pamuk Prenses'ten Kötü Kraliçe, Uyuyan Güzel'den Maleficent, Alice Harikalar Diyarında'dan Kupa Kraliçesi ve Aslan Kral'dan Faça (Türkçesini bilmiyorum). Arada çok sağlam şarkıcı, oyuncu ve dansçılar var. Eğlenceli ve çok iyi bir iş çıkartmışlar.

Perşembe, Kasım 21, 2013

Adrenalin yüklü bir animasyon :Post Human







Yönetmenliğini Cole Drumb’ın ve prodüktörlüğünü Jennifer Wai-Yin Luk’un yaptığı Post Human’da hem casusluk hem  hackerlık hem de kontrol edilemez super güç içeren bir cyberpunk hikaye adrenalin yüklü bir biçimde animesel çizgilerle kurgulanmış. Tarz olarak  Akira ve Ghost in The Shell’den oldukça etkilenmiş olan bu bolca ödüllü animasyonu sizin de en az benim kadar keyif alarak izleyeceğinize eminim.






Firefly ölmedi, yüreğimizde yaşıyor. Bir de raflarda.

Firefly kimimizin pek sevdiği, tadı damağında kalan, devam etmemesinden  esef duyduğumuz, kimimizin de uzayda kovboy, sığır mı olur dediği bir dizi. Ben şahsen ilk grubu temsil etmekle beraber ismini vermek istemediğim bazı kişiler (Hakan misal) bu nadide eseri beğenmiyorlar. 

Joss Whedon'un bence en başarılı işlerinden bir tanesi. Yaratmış olduğu basit ama zekice detaylar içeren gelecek bir kaç fırça darbesi ile bir westerne dönmüş durumda. Sıkça bana Cowboy Bebop'u da hatırlatmıyor değil. Çin medeniyeti ve kültürünün arada çaktırmadan arada kör gözüne parmak bir arka planı var dizinin. Pek uçu açık öykü ile aramızdan ayrıldı bu güzel dizi. Ardında dizi kadar tat vermeyen bir film ve 2012'de Dark Horse'un çıkarttığı çizgi romanlar ile.

Tor.Com'un haberine göre Dark Horse kaldığı yerden devam edip çizgi roman yayınlamaya devam edecek. Ancak bu sefer öyküler Serenity filminden sonra geçecek. Yani artık Mal, Jayne, Zoe, River,  Simon, Kaylee ve Inara'nın başından neler geçtiğini öğrenebileceğiz. Kalanların toprağı bol olsun. 29 Ocak 2014 günü Dark Horse Serenity: Firefly Class 03-K64—Leaves on the Wind adı ile yeni çizgi romanı yayınlayacak. Shiny!

Çarşamba, Kasım 20, 2013

Doktor Kim 101

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından önerilen kaynak eser
Doktor'un günü ve gecesi giderek yaklaşıyor. Türkiye'de yanlışım yoksa (umarım vardır) sinemada izleme şansmız olmayacak. Ahh güzel ve yeşil ada. Her neyse, vakit giderek daralırken Doktor'u tanımayanlara, benim gibi tembel olup bölük pörçük bilenlere, az bilip bilmek isteyenlere ve hatta bilip de birazcık tebessüm etmek isteyenler için pek sevdiğimiz Screen Junkies tarafından hazırlanan ders notları, görüntülü olarak aşağıda. Soğumadan yiyiniz, yediriniz. 

Pazartesi, Kasım 18, 2013

Orta Dünya'ya Bir Bakış


Tolkien hakkında araştırma yaparken bulduğum bu belgesel beni ziyadesiyle etkiledi. Elf lisanını oluştururken ilham aldığı diller, alfabeler,  Orta Dünya’ya dair  notlar ve Tolkien’in hayatına dair ufak birtakım bilgiler içeren bu yaklaşık yarım saatlik belgesel izlenmeye kesinlikle değer. TCBS  üyesi olan arkadaşı Geoffrey Smith’in kısa bir süre sonra hayatını kaybedeceği 1. Dünya Savaşı’nda savaştığı cepheden yazdığı mektup oldukça dokunaklı. TCBS (Tea Club Barrovian Society)  Tolkien ve King Edward Okulu’ndan arkadaşları  Geofrey Bache Smith, Christopher Wiseman ve Robert Gilson’un hep beraber oluşturdukları gruplarının ismiydi ve dört kafadar sıklıkla Birmingham’daki  Barrow Stores’ta buluştukları için grup bu adı almıştı. Gruba ara sıra bir iki yakın arkadaşları da dahil oluyordu. Ne yazık ki Tolkien 1. Dünya Savaşı’nda Christopher Wiseman dışındaki tüm yakın arkadaşlarını yitirmiştir. Mektubun belgesele aktarılmamış bölümünde Smith, Tolkien’e İsrailoğullarından Saul gibi seçilmiş bir şahsiyet olduğunu vurgulayarak onun gelecekte kazanacağı üne  dair bir kehanette de bulunuyor.

Pazar, Kasım 17, 2013

Harika bir sci-fi kısa film : R'ha


 
R’ha dijital film tasarım öğrencisi 22 yaşındaki Kaleb Lechowski’ye ait  kısa bir bilim kurgu filmi. Böylesine profesyonel bir filmi birinci sınıf projesi olarak  7 ay gibi kısa bir sürede tek başına (yalnızca seslendirme konusunda yardım almış) bitirmeyi başaran Lechowski’yi Hollwood’da oldukça güzel bir geleceğin beklediğine inanıyorum. Aşağıdaki linkte  Kaleb ve Rha ile ilgili bilgiler bulabilirsiniz .
 

Cumartesi, Kasım 09, 2013

Doktor'un günü geliyor!

Bir mumdur, iki mumdur, üç doktordur
 Doktor Kim için 23 Kasım'da 50. Yıl özel bölümü yayınlanacak. Daha önce bir çok kez belirtiğim üzere bu konuda uzman sayılmayacağım gibi genel olarak hastası da değilim. Ancak bu meret kendini seyrettiriyor :) Doktor'un Günü için ilk ciddi olarak fikir edinebileceğimiz görüntüler dün itibari ile BBC'nin sitesinde yayınlandı. Görüntülerde 11. Doktor Matt Smith, 10. Doktor David Tennant, son Doktor John Hurt ve 9. ve 10. Doktor'un yoldaşı Rose Taylor arzı endam ediyor. Bu pek muhterem şahisyetlerin yanı sıra eser miktarda meş'um Dalekler ve sürüsüne bereket uzay gemileri, garip bir makine, Kraliçe 1. Elizabeth (???) ve de Doktor'un memleketi Gallifrey'i görmek de mümkün. Ne yazık ki aşağıdaki görüntülerde İspanyolca alt yazı var çünkü BBC'nin sitesinden görüntüleri almak mümkün olamadı. Velhasıl huzurlarınızda Doktor'un Günü!

BuzzFeed sağolsun

Haftanın Resmi: Yıldız Kanyonu

CGHub'da Bilim Kurgu çizimlerinden en çok sevilen ressamnlardan birisi olan Evan Lee'nin bu eseri çok hoş ancak daha da ilginç olanı nasıl çizdiğini kaydedip bize göstermesi.

Üstüme çıkınca dana gibi oluyorum, Alice
Videoya bir bakınız:


Sadece olayı 'abi photoshopla bitirmişler, artık her bişi böyle' diye kestirmek mümkün değil çünkü benim elime verseniz bir çizgi cizemem. Yetenek!

Çarşamba, Kasım 06, 2013

Eğer bir anda kalmak şansınız olsaydı hangisini seçerdiniz?

Küçükken zaman adeta yavaş akar. Haftalar, günler, saatler dolu doludur. Bitmez, tükenmez. Ancak yıllar geçtikçe zaman hızlanmaya başlar. Adeta ivmelenir. Lise, üniversite, iş, evlilik, çocuk, torun derken sol şeritte son sürat koşar buluruz kendimizi. Acaba zaman hızını, şiddetini artırmış mıdır? Yoksa bu genel hissettiğimiz bir yanılgı mıdır?

Peki bir şekilde zamanı yavaşlatma, bir anda durdurma imkanınız olsa kullanır mıydınız? Kullanırsanız hangi anı seçerdiniz? O seçilen anda kalmak, sürekli onu yaşamak bir doygunluk yaratır mı yoksa sonsuz bir zevk, mutluluk, huzur mu verir.

İşte Mark Slutsky bu sorular üzerine oldukça etkileyici ve sade bir kısa film çekmiş. Zamanın hızından yıpranan ve onu yavaşlatmaya çalışan bir grup arkadaş sonunda bir zaman makinesi icat ederler. Fakat bu makine bildiklerimizden farklı çalışmaktadır. Daha fazlasını aşağıda Slutsky'nin filmi The Decelerators'da izleyin.

Salı, Kasım 05, 2013

Ghibli'nin son filminden ilk görüntüler

Studio Ghibli Hayao Miyazaki'nin sonraki ilk filminin görüntüleri yayınlandı. Büyük ustanın yerine uzun yıllardır onunla birlikte çalışan ve Ghibli'nin kurucularından olan Isao Takahata'nın geçtiği filmin adı "The Tale of Princess Kaguya". Japonya'nın en eski ve en önemli halk öykülerinden sayılan bu anlatı Takahata'nın 14 yıldan bu yana yaptığı ilk film. En son filmi 1999 yılında yönettiği My Neighbors the Yamadas imiş.

Filmin bir başka önemli özelliği ise alışık olduğumuz Ghibli tazından daha farklı olarak çizilmiş. Daha dağınık çizgilere ve taramalara sahi görüntülerde daha çok kurşun kalem havası var. Aşağıdaki görüntülerde sizin de göreceğiniz gibi yeni bir tarz getiriyor. Belki de artık Miyazaki'nin çizgisinden bir miktar ayrılıyorlar. Ancak nette bu konuda bir haber bulamadım. Tek başına bu çizgi film için de bu tarz tercih edilmiş olabilir.

Parlayan bambuların arasında bir bambucu tarafından bulunan Prenses Kaguya'nın olağanüstü öyküsünü anlatan anime Japonya'da 23 Kasım'da gösterime girecek.

Pazartesi, Kasım 04, 2013

Emiel Penders'ten "Angst"

Felemenkçede “kaygı, korku” anlamına gelen 2005 yılı yapımı Angst isimli animasyonu oldukça beğendim.  Angst, Emiel Penders isimli Belçikalı bir animatöre ait. Siyah beyaz hazırlanan, 2D animasyon Angst’ın tarzını ve temasını sizin de beğeneceğinizi umuyorum.

Beetlejuice! İki kere daha söylerseniz izleyebileceksiniz.

Ne istediğinize dikkat edin. Beetlejuie. Eğer isteğiniz tıraşlı ve taranmış saçları,saflığı temsil eden! takım elbisesi, inci beyazı dişleri, güzeller güzeli çehresi ve melek kalbi ile pek müstesna kişiyi çağırmak ise sadece iki kerecik daha ismini söylemeniz yeterli. Böylece Bettlejuice'u tekrar aramızda görebiliriz. 

GeekTyrant'ın haberine göre Warner Bros Beetlejuice'un ikinci filmini çekmek üzere kolları sıvamış. Yeni filmin senaryosunu Pride and Prejudice and Zombies ve Abraham Lincoln: Vampire Hunter kitaplarının yazarı ve Seth Grahame-Smith yazıyor. Her ne kadar kendisinin eserlerini fazla sulandırılmış bulsam da genel olarak kendisinden beklenti yüksek. Bunun yanında Tim Burton yönetmen koltuğuna oturmaya dünden razı. Üstüne üstlük de aksini düşünmek zor da olsa Michael Keaton da Beetlejuice'u oynayacak. Ekip sağlam. Burton ve Warner Bros işi yapma azminde. Umarım sonuç da güzel olacak.

İlgili bağlantılar:

Pazar, Kasım 03, 2013

İşte geliyor serpintili diyarlardan yanlız bir kolcu. Nuka Break: Red Star

Machinima'da dolaşırken bir Fallout filmine rastladım. Üzerinde bir hayli uğraşılmış yirmi küsür dakikalık bu filme harap diyarlarda dolaşırken kendini zorlu bir maceranın içerisinde bulan bir kolcuyı seyrediyoruz. Arada güzel detaylar ve göndermeler var. Anlamadığım yerler de var. Özellikle sakin kısımları bana Fallout'tan çok The Book of Eli'ı hatırlattı. Genelinde iyi bir çalışma. Tüm Fallout sevenlere tavsiye ederim.

Bu arada bu filmden önce yine aynı ekip tarafından çekilmiş dizi halinde Fallout Nuka Break serisi var, ilk fırsatta onu da yazacağım. Afiyet olsun.

Cumartesi, Kasım 02, 2013

Sen ağlama dayanamam

Daha önce pek çok defa yazmışımdır. Doktor Kim çocukluğumla ilgili olarak hatırladığım, takip ettiğim dizilerden biri değil. Sanırım diziyi izlemem on ve onbirinci Doktor arasında başladı. Belki de Hakan ve Başar'dan bulaşmıştır. Bilemiyorum. Ancak her ne olduysa bu pejmürde  İngiliz bilim kurgu dizisini seyretmeye başladım. Daha çok eksiğim var ama özellikle son sezonların çoğunu izledim.