Cuma, Aralık 21, 2012

Haftanın Resmi: The Hobbit!

Bu hafta Hobbit sayesinde kafayı sıyırdık. Çeşitli Hobbit kapakları arasında galiba bu en favorim!


Şu andaki Hobbit kitabımın kapağı da bir bu kadar şirin ya. George Allen & Unwin Ltd'den 1972 kapağı. 


90'lardaki Hobbit'im şu anda Datça'da, haliyle onun fotosunu çekemiyorum ama sizlerin Hobbit kapaklarınızı beklerim. Özellikle farklı bir şeyler ise.

Bu arada demeden dayanamayacağım. The Silmarillion'un filmi çekildiğinde birinci baskı Silmarillion'umu gösteririm sizlere! Keh keh! Evil evil.. Plot plot...

Çarşamba, Aralık 19, 2012

İstim Dünyası

World of Steam, Kickstarter ile $75000 bütçe hedefleyip $116431 dolar toplamayı başarabilen bir proje. Eğer becerirlerse çok hoş tarzda, bölüm şeklinde yayınlanacak bir dizimiz olacak gibi!



İyi dost Çağlar Ata bana bunu çok önceden göndermiş ancak ben feysbuk'a ayda bir girdiğimden görmemişim. Aradan geçen zamanlarda proje için parayı toparlamayı başarmışlar. Heyecan. Kickstarter videoları gerçekten çok hoş. Umarım bütçe yeterli olur ve güzel ve başarılı bir şeyler başarırlar.

Burada gözüme çarpan başka ilginç bir şey var.


Salı, Aralık 18, 2012

Alan Moore ve tek desteklediği film: Jimmy's End

Alan Moore ilginç bir karakter.

Hollywood filmlerinden doğru dürüst bir para kazanmadığını, Watchmen için hiç bir para almadığını, devam filmlerinin çekilmesi olayından hoşlanmadığını bilmiyorsanız bile şu lafına hak vermemek mümkün mü?

'Every Hollywood film is a remake of a previous film… or a TV series everyone hated in the 1960s.' veya
'Bütün Hollywood filmleri daha önceki bir başka filminin... ya da 1960'larda herkesin nefret ettiği bir tekrar cevirimi.'

Ancak Alan Moore'un tümüyle arkasında olduğu bir film var: Jimmy's End. Hemen de aşağıda çünkü izlemesi bedava!

Pazar, Aralık 16, 2012

Çuf çuf metro

The Guardian'dan Sarah Leenin çektiği çufçuf!
Londra Metrosu 150'nci yılını kutlamakta. Bu kutlama amacıyla arkadaşlar 'geçmişi anacaksak doğru düzgün analım' diyerek müzelerindeki eski bir metro çeken lokomotifi restore edip dünyanın ilk metro hatlarından olan Bakerloo hattında dolaştırmış.

Dahası, çektiği de Viktorya çağından orjinal metro arabaları! Orda olmayı nasıl isterdim.

O kadarla da bitmiyor, arabalar gaz ile aydınlatılıyor, hiç bir yerde elektrik yok. İlk başta lokomotifi ve arabaları modern elektrikli bir araba ile çekelim denmiş ancak Transport for London tabiri verilen Londra'nın EGO'cuları 'erken gelen oturur'dan çok 'yapacaksan tam yapacaksın ulayn' mantığıyla girişmiş olaya ve herşeyi gerçeğine uygun yapmışlar.

İlk deneme yolculuğu sabahın köründe yapılmış, yine de arızalar oluşmuş ancak sonunda dünyanın ilk metro hattının yolculuğunu tekrarlayabilmişler Paddington istasyonundan Farringdon'a kadar giderek.

Ocakta yapılacak yolculuklar için yolculuk başına £180 olan biletlerin hepsi bitmiş. Hitit Güneşi'nin bütçesi zaten yetmez ona ama isterdim olmayı orada mikrofonla!

Ayrıntıları The Guardian'dan okuyabilirsiniz. 

Mamoru Oshii'den Assault Girl


Ghost in the Shell'in yönetmeni Mamoru Oshii'den bol aksiyonlu kısa film Assault Girl. Atmosferden atlayan mechalarla, kumuların içerisinde kıpraşan solucanlarla klasik bir anime anlatımı ile bir kısa film.

Cumartesi, Aralık 15, 2012

Buz kesmiş dağların ardında


Sonunda bugün Hobbit'e gittik. Aramızdan eser miktarda seyreden çıkınca tez zamanda podcast edip sizlerle paylaşacağız. Ancak bugün filmin gazı ile cüce türküsü Buz Kesmiş Dağların Ardında'yı paylaşalım dedik. Hem orkestralı versiyonu hem de gitar eşliğinde tüm sözleri olan versiyonu var. Haydi maceraya!




Far over the misty mountains cold
To dungeons deep and caverns old
We must away ere break of day
To seek the pale enchanted gold.
The dwarves of yore made mightly spells,
While hammers fell like ringing bells
In places deep, where dark things sleep,
In hollow halls beneath the fells.

For ancient king and elvish lord
There many a gleaming golden hoard
They shaped and wrought, and light they caught
To hide in gems on hilt of sward.
On silver necklaces they strung
The flowering stars, on crowns they hung
The dragon-fire, in twisted wire
They meshed the light of moon and sun.
Far over the misty mountains cold
To dungeouns deep and caverns old
We must away, ere break of day,
To claim our long-forgotten gold.

Goblets they carved there for themselves
And harps of gold; where no man delves
There lay they long, and many a song
Was sung unheard by men or elves.
The pines were roaring on the height,
(The pines were roaring on the height)
The winds were moaning in the night,
The fire was red, it flaming spread;
(The fire was red, it flaming spread)
The trees like torches blazed with light.
The bells were ringing in the dale
(The bells were ringing in the dale)
And men looked up with faces pale;
The dragon's ire more fierce than fire
(The dragon's ire more fierce than fire)
Laid low their towers and houses frail.

The mountain smoked beneath the moon;
(The mountain smoked beneath the moon)
The dwarves, they heard the tramp of doom.
They fled their hall to dying fall
(They fled their hall to dying fall)
Beneath his feet, beneath the moon.

Far over the misty mountains grim
To dungeons deep and caverns dim
We must away, ere break of day,
To win our harps and gold from him!

The pines were roaring on the height,
(The pines were roaring on the height)
The winds were moaning in the night,
The fire was red, it flaming spread;
(The fire was red, it flaming spread)
The trees like torches blazed with light.
The bells were ringing in the dale
(The bells were ringing in the dale)
And men looked up with faces pale;
The dragon's ire more fierce than fire
(The dragon's ire more fierce than fire)
Laid low their towers and houses frail.

Cuma, Aralık 14, 2012

Ten Ten'in devamı geliyor


Çocukluğumuzun çizgi roman, çizgi film kahramanlarından Ten Ten'in bir hayli sıkı bir kadro ile çekilen filmi bir hayli başarılı olmuştu. Hobbit ile uğraşan Peter Jackson seriyi bitirdikten sonra yenibir Ten Ten filmi için şimdiden çalışmalara başlamış. 2015'de gösterime girmesi beklenen film komik saçlı kahramanın Güneşin Esirleri adlı kitabı baz alınarak yazılıyor. İlk filmdeki başarılı çalışmadan sonra çıta biraz yükseldi. Umarım daha da iyi bir iş çıkarırlar. Aşağıda öykünün 1969 yılındaki çizgi filmi var.

Haftanın Resmi

Uzay gemilerimizi tanıyalım. Ama bir SDF-1 ya da Valkyrie yok.


http://updates.io9.com/post/35009613078/do-you-know-your-sci-fi-spaceship-abcs-head-over

Perşembe, Aralık 13, 2012

Antik İskandinavya'da savaş törenleri


Alkollü içecekler insanlık tarihinde çok eskilere giden bir gelenek, törensel bir uygulama ve hatta dini bir motiftir. Bir çok kültür çeşitli çap ve ebatlarda, birbirinden değişik muhteviyatlar ile içki tüketmiş, tüketimini özendirmiştir. Konunu ahlaki ve sıhhi boyutunu bu noktada göz ardı ederek arkeolojik ve sosyolojik bir açıdan bakmak gerekirse yukarıda görmüş olduğunuz antik miğfer geçenlerde Oslo yakınlarındaki bir savaşçı (berserker) mezarından çıkarılmış. Bu parça İskandinav savaşçılarının muharebeler öncesindeki ne tür törenler yaptıklarını ya da alışkanlıklarına ışık tutuyor. Savaşçılar Japonya'da yapılan çay törenine benzer bir ritüel içerisinde bira tüketimi ardından gerek moral gerek kalori biriktiren İskandinav yiğitleri yüklerini alarak tahripkar bir havada rakiplerinin üzerine atılıyorlarmış. Bu bulgudaki önemli noktalardan biri ise tüketimi hızlandırma için kullanılan fizik prensipleri. Antik çağda böyle bir bilgi akla dünya dışı varlıkları düşündürmüyor da değil hani. Afiyet olsun.


Zeka özürlüler için yürüyen ölü rehberi


Bugünler karanlık günler tabii. Sokaklarda yürüyen ölülerin fink attığı bu korkunç ortamda bu illetten uzak durmak gerek. Bittabi insanın kendini koruyabilmesi için bilmesi, öğrenmesi şart. Bileceksin ki kendini bu acayip garabetten sakınabilesin. İşte bu noktada bizlere destek olmak için kendini insan evlatlarının eğitimine adamış bilim sitesi TED-Ed iki bölümlük bir eğitim programı hazırlamışlar. Yürüyen ölülerin beyin fonksiyonları nelerdir? Bu beyinler nasıl işler? vs vs. Bilmemek değil öğrenmemek ayıp. 

Çarşamba, Aralık 12, 2012

Hitit Güneşi Öyküleri Epizort 6! Cin Nişanlın Bekliyor Seni!

Ünlü bir yazardan bir cin öyküsü. Latife Tekin yazdi, Neslihan Kesal okudu.

(Eralp Tezcan da introladı çünkü salak podcast editorunuz Çin Nişanlın diye tutturdu durdu kayıt üstüne kayıt!)

Bir başka ihtimal var o da ölmek mi dersin

Yirmialtı yönetmen oturmuş, üşenmemiş, uğraşmamış, didinmiş latin alfabesindeki yirmialtı harf için ölüm hikayeleri oluşturmuş, bir de bunlar filme çekmiş. Niye bilemiyorum ama bu bana bir hastalıklı geldi. aslında bu blogda yazanların ortalamasına bakarsak herhangi bir kişiye hastalıklı dememiz pek adil sayılmasa da "Tokyo Gore Police" gibi bir film çeken bir bünyenin benim standartlarımda bile normal olması bir hayli zor. Her neyse bu uzun yönetmen listesine sahip Ölüm'ün ABC'si filminde kimler yok ki. Tokyo Gore Police ve Machine Girl'ün yönetmeni Yoshihiro Nishimura, (evet ruh hastası dediğim bu kişi) Meatball Machine'i çeken Yudai Yamaguchi, (izlemedim ama bu da normal olamaz) Doghouse'un yönetmeni Jake West, Nickelodion'a tek kare animasyon çeken Jon Schnepp (sanırım en tehlikelisi bu). Liste böylece uzayıp gidiyor. Film 31 Ocak 2013'de festivallerde gösterime girecek. Talebe göre de Mart 20132de sinemalara gelebilir. Talep tabi ki bu noktada tartışmalı bir durum. Her neyse buyrunuz kan, revan, dehşet ve intikam içerisindeki temaşaya. Elbet her canlı ölümü tadacaktır. Tek sorun tadının neye benzediğini bir bilsek.

Salı, Aralık 11, 2012

Miğferdibi'nde neler olmuş neler


Bugün biraz Tolkien günü oldu. sanırım Hobbit'in filminin yaklaşmasının da etkisi var. Brotherhood Workshop tek kare canlandırma ile Yüzüklerin Efendisi'nin legolu görüntülerini yapmış. Orlando Bloom'u oldum olası sevemedim. Sevmek de zorunda değilim ama Miğferdibinde sörf yapan bir elf görüntüsünü halen zihnimden atamadım. Bu gençler Bloom'u bu görüntülerde çok güzel yansıtmış. Aşağıda bir de Moria'ın karanlık dehlizlerinin neşeli sahipleri hakkında bir görüntü daha var. 

Hobbit'en yeni görüntüler


Peter Jackson Hobbit'i üç film olarak çekiyor. İlk film bildiğiniz üzere haftaya vizyona giriyor. İkinci filmin görüntüleri ise yayınlanmaya başladı. Ne yalan söyleyeyim huysuzun teki olarak şimdiden filmleri beğenmemeye şartlanmış olsam da bu görüntüler beni bile heyecanlandırdı. Ancak beklentimi düşük tutmakta fayda var. En azından Yüzükleri Efendisinin filmleri gelirken kitapları bir kez daha okuyup burası böyle ukalalığı yapmıştım. Okumadığıma göre bu sefer daha olumlu bir sonuç çıkabilir. 

Pazartesi, Aralık 10, 2012

Metallica - All Nightmare Long zombi cehennemine hoş geldiniz!

Metallica'nın 91'de çıkardığı albüm ile değişen tarzı o dönem pek hoşuma gitmemişti. Eski sert günlerine göre giderek hafiflemişlerdi. Ondan sonraki albümler ise bende büyük bir hayal kırıklığıdır. Bu nedenle grubun yeni albümlerini hiç bilmem. Geçenlerde Eralp sayesinde Metallica'ın All Nightmare Long şarkısının klbine denk geldim. Bunca yıl atlamış olmam ayıp. Derdim müziği değil belgesel tarzında çekilen sovyet zombili klibi. Bence çok başarılı olmuş.