Terry Gilliam'ın son filmi The Zero Theorem'in en son tanıtım görüntüleri yayınlandı. Film bir bilgisayar dahisinin mevcudiyetin anlamını çözmesini anlatıyor. Tabi ki tüm bu öyküyü Gilliam'ın anlatını ve dünyasından izleyeceğiz. Ne yaık ki filmin henüz bir gösterim tarihi yok. En son görüntüler ahanda aşağıda.
Pazartesi, Şubat 17, 2014
Cumartesi, Şubat 15, 2014
Günbatımdan şafağa dizi olarak devam ediyor
Günbatımından Şafağa ya da ecnebi dilindeki karşılığı ile From Dusk Till Dawn taa doksanlı yılların ortasında çekilen sinemalarda birazcık sönük kalsa da fantastik, korku ve türevlerini sevenlerin bayıldığı Tarantino’nun duyulmaya başladığı, Clooney’in parladığı, Rodriguez’in patladığı bir filmdir. Müzikleri pek sevdiğim Latin Blues/Rock kumpanyası Tito ve Tarantula’ya aittir. Filmi halen her seferinde beğenerek izliyorum. Daha sonra filmin yazarı Robert Kurtzman olayın hafiften suyunu çıkartarak devam filmleri çekti ama hiç birini izlemeye değer bile bulmadım. Eğer seyreden var ise değerli fikirlerini bekleriz. Velhasıl bu kült filmin çekilişinden yaklaşık 18 yıl sonra Amerika’da yeni yayın hayatına başlayacak El Rey kanalında dizi olarak karşımıza çıkacak.
Cuma, Şubat 14, 2014
Patlabor filminin ilk görüntüleri
Patlabor Masami Yuki tarafından mangası yazılan ve animesi Mamoru Oshii tarafından yönetilen eski manga/animelerden biridir. Uzun ismi Mobile Police patlabor olarak geçer ve ağır iş makinesi olarak polis tarafından kullanılan robotları ve pilotlarını anlatır.
Pek çok sayıda manga, kitap, çizgi film uyarlaması olan serinin en sonunda filmini çekiyorlar. İlk bölümü 5 Nisan'da yayınlanacak olan filmin ilk görüntüleri yayınlandı. Toplamda 7 parça olarka yayınlanması planlanıyor ve son bölümü 2015'de gösterilecek. Her bölüm yaklaşık 50 dakika olacakmış.
Görüntüler tam bir Japon filmi kıvamında. Masa başında çalışan polis memurları, garip ifadeler, ağlayan/mızmızlanan kadınlar, yer fırçası ile temizlenen robotları ile keşmekeş mevcut. Komik ve eğlenceli gözüküyor :)
İlk görüntüleri aşağıda seyredebilirsiniz.
Perşembe, Şubat 13, 2014
World of Warcraft 100 Milyon oyuncuyu şekillerle açıklıyor
Sevin, sevmeyin, bilin, bilmeyin, hatta kabul edin, etmeyin Blizzard'ın World of Warcraft
oyunu gelmiş geçmiş en iyi oyundur. Benim oynadığım o cahil ama güzel
günlerde 10 Milyon civarında oyuncusu vardı. Geçen sürede, sanırım 5 yıl
falan oldu. Oyuncu sayısı 100 Milyona ulaşmış. Oyun günlerim çok geride
kalsa da o uzun oyun gecelerini, birbirini takip eden öykü örgüsünü,
eğlenceli kapışmaları, uzun oyunlardan sonra hissettiğim heyecan ve
hazzı unutmayacağım. Bilgisayar oyunlarına ilgi duymasanız da bir ara
WoW'un hikayesine göz atın. Çok güzel detaylar, çok zekice fikirler ve
çok derin karakterler var. Ancak artık temizim. Yine de Blizzard'ın
aşağıda hazırladığı resmi açıklamayı yüzümde bir gülümseme ile okudum.
Çarşamba, Şubat 12, 2014
Doktor Kim ve Kediler
Daha önce Doktor Kim'in tüm bedenlerinin kediler şeklinde tasvir edildikleri resimleri paylaşmıştık. Gelin görün ki bulamadım. Belki de sadece facebook grubunda paylaşmışımdır. Bilemiyorum. Bunama gayet mümkün. Kedilere olan düşkünlüğümden mi yoksa çizimlerin şirinliğinden mi pek sevmiştim. Kediler gayet güzel Doktorların karakterlerini, yüz ifadelerini yansıtıyorlardı.
Daha önce kedileri çizen Jenny Parks yeni Doktorları da es geçmemiş. Savaş Doktoru ve yeni doktorumuz Capaldi'yi de çizmiş. Daha önceki kediler pardon Doktorlar da burada.
Salı, Şubat 11, 2014
Hodri Meydan! Altı kelimelik bilim kurgu
io9 güzel, güzel olduğu kadar zor bir bilim kurgu öyküsü çağrısı yapıyor. Öykü yazmak zor, flash fiction dedikleri çok kısa öyküyü yazmak daha zor. Ama sanırım en zoru 6 kelimelik bilim kurgu öyküsü yazmak. Biz buradan yazıp yorum olarak ekleyeceğiz. Yazmak isterseniz hiç çekinmeyin yazın. ne de olsa bizim gibi tembellerin işi kıvırması biraz zaman alacaktır. Alın benden ilki aşağıda. (Biraz kopya ama dar alanda kısa paslaşmalar bu kadar oldu. Daha fazlası da gelecek.)
Ezdiği kelebeğe baktı. "Zararı yok" dedi.
Suat Efe Us söyleşisi
![]() |
| Has uşak Balyoz |
Pek sevdiğimiz çizer ve feylezof Suat Efe Us ile Başak Acar Art-Gözlüğünde bir söyleşi yapmışlar. Efe sağ olsun arada bizi engin çizgi roman bilgisi ile döverek aydınlatıyor. Pek çok şeyden bahsetmişler. Hiiiç öyle özetlemeyeceğim. Oturun okuyun. Kaç tane çizer var zaten etrafta. Söyleşiye buradan ulaşabilirsiniz.
Cuma, Şubat 07, 2014
Haftanın Resmi
Nedense aklıma eskinin klasik bilim kurgularını getirdi. Eskinin derken misal Tercüman Çocuk'ta falan yayınlanan bilim kurgu çizgi romanlar. Kekai Kotaki'nin çizimi.
Perşembe, Şubat 06, 2014
Return to Lankhmar
Fritz Leiber
Millenium, 1999
Paperback
Kitap okumalarımın ve yorum yazmalarımın eksik kaldığı uzun bir aradan sonra geri dönüşün siftahını Fritz Leiber’la yaptım. Dedim ki madem bir dönüş yapıyorum, baştan başlayayım ve eski ustaları tekrar okuyayım. Leiber’dan ve onun klasikleşmiş arıza kahramanları Fafhrd ve Gray Mouser’dan başladım.
Return to Lankhmar, Fafhrd ve Gray Mouser öykülerinin beşinci ve altıncısından oluşuyor. Bu sıralama kronolojik bir sıralama ve bundan sonra yedinci ve son öykü olan The Knight and Knave of Swords geliyor.
Beşinci öykü Swords of Lankhmar, Fafhrd ve Gray Mouser’ın Lankhmar limanına yanaşmaları ve rıhtımda alacaklılarından oluşan küçük bir ordu tarafından karşılanmalarıyla açılıyor. Öykü aslında iki bölüm: Birinci bölümde Lankhmar lordu adına Yedi Şehirli Movarl krallığına gemilerle haraç buğday götürmekle görevlendiriliyorlar.Yolculukları bir Nehwon efsanesinin aslında efsane olmadığını acı bir şekilde öğrenmeleriyle sonuçlanıyor. İkinci bölümde Fafhrd ve Gray Mouser’ın Movarl’da ayrı düşmelerinin ardından Lankhmar’ın sayıları on beş kat daha üstün bir ordu tarafından kuşatıldığını öğrendiklerinde nasıl harekete geçtikleri anlatılıyor. Özellikle Gray Mouser’ın bu düşmanların içyüzünü öğrenmek için kelimenin tam anlamıyla şekilden şekile girmesi öykünün en keyifli özelliklerinden biri.
Arıza kahramanlarımızı işe alan kadınlar onları adalarını Denizci Mingolların istilasından korumak için tutuyorlar. Bu görev için yanlarına kendileri gibi 12 adam daha almaları için de para veriyorlar. Fafhrd ve Gray Mouser ve toplam 24 adamı adaya ulaştıklarında hiç ummadıkları bir karşılama görürler. Dahası daha önce Nehwon’da adını hiç duymadıkları, başka evrenden gelmiş iki tanrı onlara yardım ederler. Bu tanrılar Odin ve Loki’dir.
Return to Lankhmar, Fafhrd ve Gray Mouser öykülerinin bir anlamda sonuncularını içeriyor sayılır. Efsanelere göre bundan sonraki öyküler planlanmış ama yazılmamışlar. Swords and Ice Magic öyküsü de yapısı ve sonu itibariyle ikilinin maceralı yaşamına bir nokta koyuyormuş gibi. Diğer yandan kronolojik olarak bundan sonra bir öykü daha olması bu efsaneleri yalancı çıkarıyor olabilir. Bunu yedinci öyküyü okuduktan sonra anlayabileceğiz.
Fafhrd ve Gray Mouser, bana sorarsanız Conan kadar güçlü Kılıç ve Büyü karakterleri. Aslında Leiber’a göre bu ikisi Conan’dan daha gerçekçi olmaya yakınlar. Sanırım bunun nedeni zaaflarının Conan’ınkilere göre daha ortada olması.
Ve bu ikiliyi Leiber tek başına yaratmamış. Arkadaşı Harry Otto Fischer da ona yardım etmiş ve sonuçta bu iki karakteri kendilerine benzeterek yaratmışlar. Kendine benzetme, Kılıç ve Büyü evrenlerinde gerçeğe dayalı kahramanlar yaratmanın özellikle o dönemlerde başlıca yöntemi olmalı. Conan ve yaratıcısı Howard’ı da düşününce bu pek şaşılası gelmiyor.
Türkçeya yalnızca bir öyküleri çevrilmiş. Kitabı buldum, adı Kılıç ve Büyü, İthaki Yayınlarından çıkmış, ama Leiber’ın hangi öyküsünü içerdiğini bulamadım. Bileniniz varsa yorumlara eklerse çok sevinirim.
Kalın sağlıcakla…
Çarşamba, Şubat 05, 2014
2013 Philip K. Dick Ödülü adayları
En sevdiğimiz paranoyak bilim kurgu yazarı Philip K. Dick adına düzenlenen ödülün 2013 yılı adayları ya da finalistleri açıklandı. Bir utanç kaynağı olarak tabi ki hiç birini okumadım. Belki Hakan ya da Kansu veyahut Başar okumuştur. Okudularsa yorumlarını bekleriz. Velhasıl yedi yazar ve kitabı son düzlüğe girmişler. Detaylar aşağıda. Sonuçlar ise 18 Nisan 2014'de.
- A Calculated Life by Anne Charnock (47North)
- The Mad Scientist’s Daughter by Cassandra Rose Clarke (Angry Robot)
- Self-Reference Engine by Toh EnJoe, translated by Terry Gallagher (Haikasoru)
- Ancillary Justice by Ann Leckie (Orbit)
- Life on the Preservation by Jack Skillingstead (Solaris)
- Solaris Rising 2: The New Solaris Books of Science Fiction edited by Ian Whates (Solaris)
- Countdown City by Ben H. Winters (Quirk Books)
Salı, Şubat 04, 2014
Yarasadanadam fevkalbeşere karşı
Eski süpermen filmlerini saymaz isek süpermenden pek anlamam. Smallville ya da yeni dizisi, filmi beni hiç cezbetmemişti. Hatta Smallville'deki o saflık, salaklık, beceriksizlik beni öldürmüştü. Hoş son Çelik Adam filmini seyretmedim. Neler kaçırdığımı bilmiyorum , yine de beni çok şaşırtacağını ummuyorum. Gotham'ın koruyucusu Batman için ise durum biraz daha farklı. Bir ara Batman'in çizgi filmlerini takip ediyorum. Dark Knight serisini birinci ve üçüncü film ortalamayı aşağı çekse de gayet beğendim. Evimde bir kaç tane Batman çizgi romanı bile var. her şeye rağmen Batman favori çizgi romanlarım arasında sıralamaya girmekte zorlanır.
Pazartesi, Şubat 03, 2014
Bir Miyazaki güzellemesi
Avustralya'nın manga ve anime distribütörü Madman ne yazık ki emekli olan Hayao Miyazaki ve onun dehası için kısa bir film hazırlamışlar. Çizer ve yönetmenin yapıtlarını kısaca gösteriyor bu görüntüler. Hemen aşağıda
Pazar, Şubat 02, 2014
Dead Snow: Kızıllara karşı Ölüler
Geçenlerde ilkini ayıla bayıla seyrettiğimiz Dead Snow 2'nin ilk görüntülerini yayınlamıştık. Geçen hafta yayınlanan yeni görüntüler film hakkında çok daha fazla şey anlatıyor. İlkindeki iddiasız ama her şeyin tadında olduğu anlatımdan sonra ikinci filmin daha zayıf ya da ilkinin kötü bir kopyası olabileceğini düşünürken son görüntülerden sonra gelecek olan filmden bir hayli umutluyum. Yeni filmde tek kurtulan olan Martin Hykkerud yeni hali! ve Amerikalı müttefikleri ile Nazi Zobilere karşı amansız bir mücadeleye başlıyor. Ancak gözüken o ki bir kaç Amerikalı bu SS üniformalı yürüyen cesetlere karşı yeterli olmayacak. Bu nedenle Martin de doğaüstü bir yardım alıyor. Böylece İkinci Dünya Savaşındaki mücadele tekrar başlıyor. Mizah, müzik, çekimler ilk filmdeki kadar başarılı. Yeni filmin gelmesini ya da indirilebilmesini (ne de olsa ülkemize sadece yabancı yatırımcı değil çoğu film de gelmiyor) dört gözle bekliyorum.
Aşk olmadan centilmenlik nedir ki?
Blur Studio her zaman yüksek kaliteli işler çıkartan bir animasyon şirketi. Başta bilgisayar oyunları olmak üzere dizi, film ve reklamlar için görüntüler hazırlıyorlar. Fırsat buldukça sitelerini ziyaret edip yaptıkları işleri izliyorum. Bugün gözümden kaçan bir çalışmalarını buldum. A Gentlemen's Duel Blur'un 2006 yılında yaptığı bir kısa çizgi film. İki soylu, biri İngiliz, biri Fransız bir hanımefendinin aşkını kazanmak için erkek egosunu ortaya koyarak kapışıyorlar. İlk baştaki eğlenceli atışmalar, kelime oyunları hızla bir çatışmaya dönüşüyor. Tabi ki bir süre sonra ne hanımefendi kalıyor ne de centilmenlik. Tek amaç kazanmak. Lezzetli bir çalışma olmuş. Özellikle kullandıkları istimpunk ögeler ve araya serpiştirdikleri detay çok güzel oturmuş. (Bkz. elektrikli balıklar)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





